MAKALELERİ

Rızık

Osman Nuri Topbaş
1999 – Temmuz, Sayı: 161, Sayfa: 020 İnsanların zihnini, elde edememe veya kâfî gelmeme endîşesine sürükleyen ve son derece meşgûl eden mes’elelerin başlıcalarından biri de...

Gaflet

Osman Nuri Topbaş
1999 – Haziran, Sayı: 160, Sayfa: 016 Her mahlûkun seâdeti, kendi yaratılışındaki gâyeye uygun olarak yaşaması ile tahakkuk eder. Cihanın en üstün varlığı insan olduğundan...

Balkanlardaki Dram

Osman Nuri Topbaş
1999 – Mayis, Sayı: 159, Sayfa: 011 1789 Fransız ihtilâli gerçekleşip de dünyâda milliyetçilik cereyanları revaç buluncaya kadar Osmanlılar’ın, idâresi altında bulundurdukları gayr-i müslim teb’ada...

İstikâmet

Osman Nuri Topbaş
1999 – Nisan, Sayı: 158, Sayfa: 020 İstikâmet, umûmî mânâsıyla bir hedefe tezatsız, tereddüdsüz ve devamlı olarak yönelip ilerlemek demektir. Ancak tasavvuf ıstılâhında, yaratılışdaki mâsûmiyet...

Aile Yuvası

Osman Nuri Topbaş
1998 – Eylul, Sayı: 151, Sayfa: 020 Cenâb-ı Hakk vahdâniyyeti kendisine münhasır kılmış, bütün mahlûkâtı çift olarak halketmiştir. Aralarına da cezb ve incizâb kanunu koyarak...

Gurbet

Osman Nuri Topbaş
1998 – Mayis, Sayı: 147, Sayfa: 021 Tasavvuf, insan fıtratında mevcûd olan ulvîliklere âid temâyülleri, sohbet, zikir, riyâzât ve ihlâs ile geliştirerek ham insandan “insan-ı...

Rızâ

Osman Nuri Topbaş
1998 – Nisan, Sayı: 146, Sayfa: 021 Mâsivâ, yâni Allâh’dan gayrı bütün varlıklar, en basitinden mükemmeline doğru bir hiyerarşiye tâbî olarak yaratılmıştır. Bu hiyerarşinin zirve...

Zekât ve Âdâbı

Osman Nuri Topbaş
1998 – Subat, Sayı: 144, Sayfa: 021 İnsanoğlu mahlûkât içerisinde en mükerrem olarak yaratılmıştır. Güçlü-güçsüz, sıhhatli-sıhhatsiz, bilgili-bilgisiz, zengin-fakîr gibi fertler arasındaki farklılaşma ve kademeleşme ise,...

II. Abdülhamîd Han

Osman Nuri Topbaş
1997 – Kasim, Sayı: 141, Sayfa: 020 Osmanlı pâdişâhlarının otuzdördüncüsü, İslâm halîfelerinin doksandokuzuncusudur. Sultan Abdülmecîd’in ikinci oğlu olup 1842’de dünyâya gelmiştir. Genç yaşta dînî ve...

Ülfet

Osman Nuri Topbaş
1997 – Agustos, Sayı: 138, Sayfa: 020 “Gülsuyu isen, mekânın nûrlu çehrelerdir. Necâset isen, her yerde sıkıntısın!” “Koku satanların vitrinlerine bak! Her cinsi kendi cinsiyle...