GÜNÜN MESAJI

GÜNÜN MESAJI

13 Eylül 2014 Cumartesi

Osman Nuri Topbaş
Mehmed Akif, ideal bir eğitimciyi şöyle tarif eder: Muallimim diyen olmak gerektir îmanlı, Edepli, sonra liyâkatli, sonra vicdanlı… Yani bir muallim, her şeyden önce “îmanlı” olacak; yüreğinden rahmet taşıracak. “Edepli” olacak; örnek bir karakter ve şahsiyet inşâ edecek. “Liyâkatli” olacak; mesûliyet şuuruyla kendini yetiştirip vazifesinin ehli olacak. “Vicdanlı” olacak; merhamet,......
GÜNÜN MESAJI

12 Eylül 2014 Cuma

Osman Nuri Topbaş
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-ʼin en çok üzerinde durduğu hususlardan biri de, bu fânî imtihan âlemine âhireti kazanmak için gelmiş olduğumuz hakîkatini unutmamaktır. Nitekim Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, zor zamanlarda sabrımızın artması, rahat zamanlarda ise rehâvet çökmemesi için, her fırsatta; “Esas hayat âhiret hayatıdır!” buyurmuştur....
GÜNÜN MESAJI

11 Eylül 2014 Perşembe

Osman Nuri Topbaş
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Cebrâil bana geldi ve şöyle dedi: Yâ Muhammed! İstediğin kadar yaşa, mutlakâ öleceksin. İstediğini sev, mutlaka ayrılacaksın. İstediğin şeyle amel et, ancak onun karşılığını elde edeceksin. Bil ki, müʼminin şerefi, geceleri kāim olmasında (yani seher vakitlerini ihyâ etmesinde); izzeti ise insanlardan müstağnî......
GÜNÜN MESAJI

10 Eylül 2014 Çarşamba

Osman Nuri Topbaş
Hazret-i Mevlânâ ve emsâli gönül ehlinin bütün insanlığı şefkatle kucaklayan « بَازَا، بَازَا… » “Gel, gel, geri dön gel, ne olursan ol yine gel” daveti; yüksek bir îman şuurunun tezâhürüdür. Bu davet; hidâyet arayanları gönül dergâhında şefkatle tedâvi etmek, İslâmʼın nezâket ve ihtişâmıyla tanıştırmak için yükselen bir gönül nidâsıdır. İşte......
GÜNÜN MESAJI

09 Eylül 2014 Salı

Osman Nuri Topbaş
Rabbimizʼin rahmet ve merhameti, gazabına gâliptir. Yani O, cezâyı hak eden nice günahkâr kullarını, samimî bir tevbeyle affeder ve yine kullarının küçücük iyiliklerine bile, şânına yaraşan bir cömertlikle bol bol ecir ihsân eder. Mü’min de dâimâ bu rahmet üslûbuyla hareket etmeli; helâk edici değil, ihyâ edici ve yeşertici bir rûha......
GÜNÜN MESAJI

08 Eylül 2014 Pazartesi

Osman Nuri Topbaş
Mü’min; “…Sen onları sîmâlarından tanırsın…” (el-Bakara, 273) âyetinin sırrına ererek, muhtâcın istemesine bile lüzum kalmadan, onun sıkıntısını sîmâsından anlayabilecek bir firâsete ulaşmalıdır. Mevlânâ Hazretleri böylesine nezâketle yapılan infâkın bereketini ne güzel ifâde buyurur: “Sen varlığını, malını ve mülkünü güzelce infâk et de, bir gönül al! Ki o gönlün duâsı, mezarda,......
GÜNÜN MESAJI

07 Eylül 2014 Pazar

Osman Nuri Topbaş
Cenâb-ı Hak âyet-i kerîmede; “Allâh’ın sana ihsân ettiği gibi sen de (insanlara) ihsân et…” (el-Kasas, 77) buyurarak, kendi cömertliğinin bir benzerini, kullarında da görmeyi arzuladığını bildirmektedir. Dolayısıyla ilâhî ahlâk ile ahlâklanmak isteyen bir mü’min, elindeki nîmetlerden muhtaçları da faydalandırmalıdır. Elinden, dilinden, hâlinden, kālinden, velhâsıl maddî-mânevî bütün imkânlarından ikram hâlinde olarak,......
GÜNÜN MESAJI

04 Eylül 2014 Perşembe

Osman Nuri Topbaş
İyiliği tavsiye edip kötülüklerden sakındırmak, müʼminlerin en mühim vazifelerinden biridir. Toplumdaki günah ve ahlâksızlıklara karşı duygusuz ve bîgâne kalmak, mânen helâk sebebidir. Zeyneb bint-i Cahş -radıyallâhu anhâ- der ki: Peygamber Efendimiz’e: “–Ey Allâh’ın Rasûlü! İçimizde sâlihler bulunduğu hâlde biz helâk edilir miyiz?” diye sordum. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle......
GÜNÜN MESAJI

03 Eylül 2014 Çarşamba

Osman Nuri Topbaş
Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz, âdeta kıyâmetin ayak sesleri olan alâmetler arasında, “zinâ” ve “binâ”nın çoğalmasını ifâde buyurmuşlardır. Günümüzün umûmî manzarasını seyrettiğimiz zaman; maalesef ahlâksızlığın arttığını, yüksek binâların çoğaldığını görüyoruz. Zinâ ve ahlâksızlık, toplumun huzur ve mâneviyâtına âdeta zehir serpmektedir. Yükselen binâlar ise, mâneviyâtı zaafa uğrayan şehirlerimizin âdeta mezar taşlarını andırmaktadır!.....
GÜNÜN MESAJI

01 Eylül 2014 Pazartesi

Osman Nuri Topbaş
Âyet-i kerîmede buyrulur: “De ki: (Yapacağınızı) yapın! Amelinizi Allah da Rasûlü de mü’minler de görecektir. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen Allâh’a döndürüleceksiniz de O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.” (et-Tevbe, 105) Demek ki yapıp ettiğimiz bütün amellerin dâimâ Allah tarafından görülmekte olduğunu ve hattâ Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz’e de arz edileceğini......