30 Nisan 2020
Kur’ân-ı Kerîm’in nâzil olduğu bu mübârek ayda, dünyevî ve uhrevî kurtuluşumuz için verilen ilâhî tâlimatları derin derin tefekkür etmeliyiz. Yüce kitabımızın mukâbelesine ilâveten, muâmelesine de titizlikle gayret göstermeliyiz.
Zira Kur’ân’ın sadece sadâsını dinlemek veya hakîkat haritasını gözden geçirmek kâfî değildir. Fudayl bin Iyaz -rahmetullâhi aleyh-’in şu îkâzı ne kadar mânidardır:
“Kur’ân-ı Kerîm, amel edilsin diye indirildi; fakat insanlar onun sadece okunmasını amel edindiler.”