30 Ekim 2021
Ömrümüzün her ânında; bizim için şefkat ve merhamet dolu, rakik bir sîne olan Fahr-i Kâinat Efendimiz’e ümmet olma bahtiyarlığına erişmenin sevinci içinde olmalıyız. Ne zaman fânî kaygı ve endişelerin girdabına sürüklensek, bu bahtiyarlığı hatırlayıp ferahlamalıyız. Düşünmeliyiz ki;
Trilyonları olan bir kimse, yolda giderken on lira düşürüp kaybetse onun için üzülür mü? O trilyonların yanında on liranın ne hükmü olur?
Biz de dünyevî bir musîbetle karşılaştığımızda; Allâhʼa kul, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimizʼe ümmet olmanın ne muazzam bir nîmet ve bahtiyarlık olduğunu düşünüp sabredeceğiz. Şikâyeti, sızlanmayı unutacağız. Dünya imtihanlarındaki meşakkatlere mukâbil, yegâne hak dîn İslâmʼın bir mensubu ve Âlemlere Rahmet Efendimizʼin ümmeti olmanın huzur ve saadetiyle tesellî bulacağız.