28 Temmuz 2019

Merhum pederim Mûsâ Efendi, mânevî terbiye neticesinde gönül âleminde açılan ufukların feyz ve bereketini şöyle ifade buyururdu:

“Bir mü’min, nefsini bildiğinde her şeyin mânâsı değişir... Görüşü değiştiği için de her hareketi ibadet olur. Cenâb-ı Hakk’ı tanımaya başlayan bu kul, meselâ mal-mülk kazanmak arzu ederse, gâye değişir. Evvelce; «Ben mal-mülk sahibi olayım, yiyip içeyim, ev-bark sahibi olayım, herkes beni alkışlasın!» şeklinde nefsânî düşüncelerle uğraşırken, tekâmül ettikçe; «Cenâb-ı Hakk’ın verdiği mal ve mülkle hem helâlinden âilemin nafakasını temin eder, hem de İslâm’a ve müslümanlara hizmet ederim!» demeye başlar. Ve niyetteki mânâ değiştiği için, dünyevî çalışmaları da ibadet olur. İnsanın düşüncesi dâimâ Cenâb-ı Hak olduğunda, her şeyi ibadet sayılır. Yemesi, uyuması, âilevî münâsebetleri hep ibadet olur…”