28 Aralık 2018
Kâinattaki mükemmel işleyen ve hayatı mümkün kılan ekolojik denge, insana bütün bu hassas nizâmın, kör tesadüflerin eseri olamayacağını açıkça îlân eder. Bunun içindir ki Cenâb-ı Hakk’ın Kur’ân-ı Kerîm’deki ilk emri;
“Yaratan Rabbinin adıyla oku!”dur. (el-Alak, 1)
Yani hayatı boş gözlerle seyretme! Hiçbir şey boşuna yaratılmadı…
Cenâb-ı Hak, yerde ve gökte, insanda ve âlemde her şeyi, Zât’ının varlığına, birliğine, kudretine birer nişâne olarak, bir tefekkür malzemesi hâlinde ihsân etti.
Gören, duyan ve hisseden kalpler; bu kâinatta ilâhî kudret ve azamet tecellîlerinden başka bir şey görmezler.
Buna rağmen; Cenâb-ı Hakk’ın “el-Bârî” ve “el-Musavvir” esmâsının tecellîlerinden gâfil kalan; rüzgârların, derelerin ve dağların sessiz lisânından bir şey anlamayan hantal kalplere ne yazık!.. Cenâb-ı Hakk’ın bu kadar ilâhî azamet tecellîleri karşısında kör olan kalplerin hâli, bir hazine üzerinde aç ölen bedbahtlardan farksızdır...