22 Ocak 2018

Müslümanın, din kardeşine tebessüm etmesi, selâm vermesi, yoldaki bir taşı kaldırması, yabancıya yol göstermesi, yükünü taşıyamayana yardım etmesi, bilmeyene öğretmesi, helâlinden rızık kazanarak âilesini geçindirmesi, mâtemlerin civârında bulunup kalbi kırıkları tesellî etmesi, infakta bulunması, câmiye doğru adım atması ve emsâli bütün hayırlar, mü’min için kıymetli birer ictimâî ibadet ve hizmettir.

Cenâb-ı Hak, büyük bir lûtuf eseri olarak kullarına hayır yollarını kolaylaştırmış ve bu hizmetlerin karşılığında büyük mükâfatlar vaad etmiştir. Bu sebepledir ki ârif kullar, Cennet’e girinceye kadar hiçbir hayra doymazlar.