19 Ocak 2018
Bir mü’min, Cenâb-ı Hakk’ın cömertliğinden hisse alarak, karanlık bir gecenin mehtâbı gibi nurlu, derin, hassas, rakîk, diğergâm, merhametli, şefkat sahibi, infak heyecanıyla dolu ve ganî gönüllü olmalıdır. Zîrâ âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur:
“Ey îmân edenler! Ne bir alışveriş ne bir dostluk ne de (Allâh’ın izni olmadıkça) bir şefaat bulunmayan kıyâmet günü gelip çatmadan önce, size rızık olarak verdiğimiz nîmetlerden Allah yolunda cömertçe sarf edin. Küfrân-ı nîmet (nankörlük) içinde olanlar, zâlimlerin ta kendileridir.” (el-Bakara, 254)
“...Siz hayra ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir.” (Sebe’, 39)