17 Nisan 2020
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Her canlı ölümü tadacaktır. Sonunda Biz’e döndürüleceksiniz.” (el-Ankebût, 57)
“Yeryüzünde bulunan her canlı fânîdir.” (er-Rahmân, 26)
Her şey fânî/ölümlü, Bâkî olan yalnız Cenâb-ı Hak. Bu hakîkati idrâk hâlinde yaşamak gerekir.
Bu dünya, bir fânîlik dershânesi, âhirete hazırlık dershânesi... Cenâb-ı Hak kendi hayatımızdan misal veriyor:
“Kime uzun ömür verirsek biz onun gelişmesini tersine çeviririz. Hiç düşünmüyorlar mı?” (Yâsîn, 68)
Mevlânâ Hazretleri de bu hakîkati şu misallerle izah ediyor:
“Sen, ey ilkbahar güzelliğine karşı dudak ısıran, hayran olan kimse! Bir de sonbaharın sararmış hâline ve soğukluğuna bak!”
“Şafak vaktinde güzel Güneş’in doğuşunu görünce, gurûb zamanı, onun ölümü demek olan batışını hatırla!”
“İnsan da aynı macerayı yaşar. Kemâli ve cemâli, zevâle mahkûmdur.”
“Güzel bir çocuk; bakarsın, güzelliği ile halkın sevgilisi olmuştur. Bir müddet sonra, ihtiyar bir bunak hâline gelir ve halka rezil olur!”
“Eğer gümüş tenli güzeller seni avladıysa, ihtiyarlıktan sonra bir de pamuk tarlasına dönen o bedene bak!”
“Ey sâlik; aynadaki son nakşa bak! Bir güzelin ihtiyarlığındaki çirkinliğini ve bir binânın harâbe hâline geleceğini düşün de aynadaki yalana aldanma!..”