13 Nisan 2020

Amerika’nın Teksas vali yardımcısı; ülke ekonomisini ayakta tutmak için, virüs salgınına karşı en yüksek risk grubunda bulunan yetmiş yaş üstündekilerin, başlarının çaresine bakmaları gerektiğini savundu…

Fransa’da hastanelerin yoğun bakım servislerinde yer kalmadığı gerekçesiyle evine gönderilen yaşlı hastaların çaresizliği haberlere yansıdı…

İspanya’da terk edilmiş huzurevlerinde kalan yaşlılar, yataklarında ölü bulundu…

Bir insan, kendisini yetiştiren anne-babasını, yaşlandığında nasıl gözden çıkarabilir? Bu nasıl insanlıktır, nasıl bir vicdandır?!.

İşte yaldızlı maskeler ardında saklanan, gücünü silahtan, sömürgecilikten, kaba kuvvetten alan Batı’nın, insânî bir krizle yüzleştiğinde ifşâ olan hazin manzarası!.. Merhamet ve şefkat filizlerini çürütmüş bir medeniyet enkâzı!..

Asıl medeniyet ise, rahmet dîni olan İslâm’dır. İslâm medeniyeti, her şeyden önce bir merhamet medeniyetidir.

İslâm, anne-babaya itaatsizliği büyük günahlardan sayar. Onlar yaşlandıklarında üzerlerine şefkatle kanat germeyi, onlara “üf” bile dememeyi, bilâkis iltifatkâr konuşmayı kat’î şekilde emreder. Asıl medeniyet ve insanlık da budur. Zira medeniyetin asıl ölçüsü, insan başta olmak üzere bütün varlıklara Yaratan’dan ötürü değer vermektir.

Hadîs-i şerîfte:

“İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.» buyrulmuştur. (Beyhakî, Şuab, VI, 117; İbn-i Hacer, Metâlib, I, 264)

Nitekim Türkiyemiz’in kendisinden ekonomik bakımdan daha güçlü devletlere bugün tıbbî malzeme yardımı yapıyor olması, gerçekten mânidardır.

Demek ki gerçek medeniyet; cüzdan zenginliği değil, vicdan zenginliğidir.

Gerçek medeniyet, dünyayı kül edecek silahlara sahip olmak değil; dikenleri gül edecek, nefisleri kul edecek mânevî değerlere sahip olmaktır.

Gerçek medeniyet, bir damla petrolü bir damla kandan daha değerli görme cânîliği değil; bir insanın hayatını kurtarmayı bütün insanlığı kurtarmak kadar kıymetli görebilme fazîletidir…