13 Ekim 2022

Cenâb-ı Hakkʼın rahmet kapısı ve Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in şefkat ve şefaat kanatları, Kurʼân ve Sünnet istikâmetinde yaşayan bütün müʼminler için açıktır. Fakat Kur’ân ve Sünnet’i terk edip yanlış yollara sapanlar, âhirette büyük bir nedâmet ve mahrûmiyete dûçâr olacaklardır. Nitekim Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bir hadîs-i şerîflerinde, kıyamet günü Kevser Havuzu’nun başında ümmetine ikram etmek için bekleyeceğini bildirdikten sonra, şu mühim îkazda bulunmuştur:

“…Dikkat edin! Birtakım kimseler, yabancı devenin sürüden kovulup uzaklaştırıldığı gibi, benim havuzumdan kovulacaklar. Ben onlara; «Gelin buraya!» diye nidâ edeceğim. Fakat bana;

«–Onlar Senʼden sonra hâllerini değiştirdiler. (Yani Sen’in Sünnet’ini takip etmeyip başka yollara saptılar.)» denilecek.

Bunun üzerine ben de:

«–Uzak olsunlar, uzak olsunlar!» diyeceğim.” (Müslim, Tahâret, 39)

Demek ki Sünnet-i Seniyye gibi sağlam bir yolu bırakıp da başka yollara tevessül etmek, çıkmaz sokaklara sapmaktır, sefâlet çarşısında saâdet aramaktır.