12 Aralık 2018

Gerçek bir muhabbetin kantarı, fedakârlıktır. Belâ ve musîbetler, muhabbetin hâlisiyyetini test eder. Hakîkî muhabbet, zorluklar karşısında dahî kaybolmayan, bilâkis daha da kuvvetlenen muhabbettir. Dolayısıyla Cenâb-ı Hakk’ı gerçekten seven bir kul, sevinçte de kederde de O’na hamd, şükür ve rızâ hâlinde kalabilen kimsedir. Nitekim en çok çile çemberinden geçenler, peygamberlerdir; lâkin en huzurlu insanlar da onlardır.

Velhâsıl çileler karşısındaki tavrımız, bizim Cenâb-ı Hakk’a olan muhabbetimizin seviyesini göstermektedir.