09 Aralık 2020

İki dershâne içindeyiz. Bir dünya dershânesi, bir de âhiret dershânesi. Bir mü’minin vazifesi; dünya dershânesini, âhiret dershânesinin içine alabilmektir. Yani; dünyadan aldığımız her intibâ; sebepten Müsebbib’e, eserden Müessir’e, sanattan Sanatkâr’a götürmelidir. Bu şekilde dünya dersleri, âhiret derslerine bir sermâye teşkil etmelidir. İkisini mezcederek yaşamak gerekir. Aksi hâlde, hikmet ehlinin buyurduğu gibi:

“Kim ilmini artırır da ona denk olarak dünyada zühd ve takvâsını artırmazsa, o ancak Allâh’a olan uzaklığını artırmıştır...” (Süyûtî, Câmiu’s-Sağîr, II, 169)