07 Ağustos 2019
Allah için katlanılan zorlukları dâimâ büyük ferahlıklar takip eder. Nitekim Hazret-i İbrahim -aleyhisselâm-, Allah ile dostluk yolunda çok ağır imtihanlardan geçti. Cenâb-ı Hak onun canına, malına ve nesline müstesnâ bir lûtuf, ihsan ve ikramda bulundu. Ona ateşi serin ve selâmet kıldı. Onun malına-mülküne büyük bir bereket bahşetti. Öyle ki müʼminler, birbirlerine bereket temennîsinde bulunmak üzere; “Allah, Halil İbrahim bereketi versin!” diye duâ eder oldular.
Düşünmek gerekir ki, bir fânî diğer bir fânîye ne verebilir? Herkes ancak kendi şânına göre bir ihsanda bulunabilir. Âlemlerin Rabbi olan Cenâb-ı Hak ise rızâ-yı ilâhîsi uğruna; fânî, dünyevî ve nefsânî menfaatlerinden vazgeçebilen dostlarına muazzam ihsan ve ikramlarda bulunmaktadır.