17 Aralık 2022
Bütün Allah dostlarını yetiştiren iki mühim esas vardır ki bunlar; Kur’ân-ı Kerîm’in ve Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in tâlim, tebliğ ve irşadlarını kalben tahsil edip bu iki feyz menbaına muhabbetle râm olmalarıdır.
Bütün Hak dostlarının âdeta mânevî bir sözcüsü makamında olan Hazret-i Mevlânâ bu hakîkati ne güzel îlan eder:
“Yaşadığım müddetçe ben Kur’ân’ın (gönüllü bir) kölesiyim. Ben, o mümtaz peygamber Hazret-i Muhammed’in yolunun tozu-toprağıyım. Eğer biri, benim sözümden, bu (istikâmetin) dışında en ufak bir şey bile nakledecek olursa, o kimseden de incinirim, onun sözünden de...”