16 Aralık 2022
Tasavvufî neşveye sahip olduklarını iddiâ eden bazı çevrelerin, şerʼî ölçüleri ve kulluk vazifelerini hafife alan bir tavırla söyledikleri;
“‒Mühim olan kalp temizliği. Kalp temiz olduktan sonra amelin olmasa da olur…” ifadeleri, nefsânî tâvizlere kapı aralayan, apaçık bir gaflet ve dalâlet tezâhürüdür.
Zira kalp temizliği yeterli olup sâlih ameller ve takvâ hassâsiyeti gereksiz olsaydı, en temiz kalbe sahip olan peygamberler, evliyâ, asfiyâ, ebrâr, sâlih ve müttakî kulların, ibadet ve tâatte bulunmalarına, ilâhî emir ve nehiylere takvâ hassâsiyeti içinde riâyet etmelerine gerek olmazdı. Hâlbuki en çok onlar bu hususta gayret ve titizlik göstermişlerdir.