15 Nisan 2023
Ramazân-ı Şerîfʼte Kurʼân-ı Kerîm ile ünsiyetimizi artırmalıyız. Nitekim Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz de her sene Ramazan ayında Cebrâil -aleyhisselâm- ile buluşur ve ona Kur’ân-ı Kerîm’i arz ederdi. (Bkz. Müslim, Fedâil, 50)
Ramazân-ı Şerîf’teki mukâbele ve hatim geleneği de Efendimiz’in bu azîz hâtırasından mülhemdir. Bu güzel sünneti ihyâ etmeye ilâveten, Kurʼânʼın mukâbelesiyle yetinmeyip muâmelesiyle de meşgul olmalıyız. Yani Kurʼânʼın mânâsını tefekkür etmeli, onun ahkâmıyla âmil, ahlâkıyla da kâmil olmalıyız. Aksi hâlde Fudayl bin Iyaz -rahmetullâhi aleyh-ʼin şu ihtârına muhâtap olmaktan kurtulamayız:
“Kur’ân, kendisiyle amel edilmek üzere inzâl buyruldu. İnsanlar ise onun sadece okunmasını amel edindiler!”