04 Temmuz 2022
Örnek almamız gereken ashâb-ı kirâmın hâliyle kendi hâlimizi bir mukâyese edelim:
Ashâb-ı kirâm, Allah ve Rasûlʼüne muhabbetlerini samimî fedakârlıklarla ispat etti.
Uhud Harbiʼnin ardından, düşmanı takip emri verilince, seferden muaf sayılabilecek kadar yaralı bir sahâbî, ağır yaralı sahâbîyi sırtında taşımak pahasına “Allah Rasûlüʼnün emrini îfâdan geri kalmayalım” derken;
Yürüyemeyecek kadar hasta bir sahâbî, iki kişinin kollarında câmiye gidip cemaatle namazdan mahrum kalmamaya çalışırken;
Bizler mâzeretsiz olarak câmiden, cemaatten, Allah yolundaki gayretlerden uzak duruyorsak, Allah ve Rasûl’ü için ağızlarımızdan dökülen; “Canım kurban olsun Senʼin yoluna!” gibi sevgi iddiâlarının ne ehemmiyeti kalır?!.