Hikmet; hakîkatleri idrâk hususunda akla aczini kavratmaktır. Akılla kavranamayan nice sırlar, ancak hikmetle çözülür. Kâinattaki ilâhî tecellîler de hikmet nazarıyla okunabilir.

Eğer hikmet olmasaydı, sırlar kapalı kalırdı. Şayet sırlar açılmasaydı, gönüller irfan iklîminden feyizlenemez; Hazret-i Mevlânâ, Abdülkâdir-i Geylânî, Yûnus Emre, Şâh-ı Nakşibend, Aziz Mahmud Hüdâyî ve emsâli Hak dostları, yani müʼmin gönüller için müstesnâ bir istikâmet ve takvâ miyârı olan büyük şahsiyetler yetişmezdi.

Hikmet pınarları, ancak tezkiye olmuş kalpte tecellî eder. Bu itibarla mü’min, Allah ve Rasûl’ünün tezkiye ve terbiyesi altında, iç âlemini fısk u fücurdan arındırabildiği, yani tezkiye edebildiği nisbette selîm bir kalbe nâil olur.

İlmin nihâî hedefi, hikmette derinleşmektir. İlâhî sanatın; “Kurʼân, kâinat ve insan”da sergilediği sonsuz muammâlarını çözmektir. Her zerrede mevcut bulunan, ilâhî kudret ve azamet tecellîlerini idrâk edebilmektir.

Kitap Bilgileri

ISBN9789944835503
YayınErkam Yayınları
Tarih2013
DiliTürkçe
TEMİN ET