İlâhî sıfatların bu âlemde üç tecellî mekânı vardır:

Kurʼân, Kâinat ve İnsan.

Kur’ân, ilâhî sıfatların kelâmdaki, kâinat ise fiildeki tezâhürüdür. Diğer bir ifâdeyle Kurʼân-ı Kerîm, kelâm sûretine bürünmüş bir kâinat demektir. İnsan ise kâinâtın özü ve hulâsası mevkiindedir.

Kur’ân-ı Kerîm, insanoğlunun kıyâmete kadar ulaşabileceği olgunluk seviyesini, hakîkatleri, sır ve hikmetleri özünde ihtivâ eder. Bu bakımdan, diksiyonu ve diğer bütün husûsiyetleriyle, bir benzerinin getirilmesi beşer tâkatinin üzerinde olan, eşsiz bir mûcizedir.

Kendisini ilâhî pencereden seyretmek isteyen bir insan, Kurʼânʼı gönül gözüyle ve takvâ derinliğiyle okumaya gayret etmelidir. Zira yaratılış hikmetini idrâk edip insanlık şeref ve haysiyetine lâyık bir hayat yaşamak, ancak Kurʼânî beyanlara râm olmakla mümkündür.

Peygamber Efendimiz -Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem-, câhil ve ümmî bir topluluk içinde dünyaya geldi. Fakat ilâhî terbiye altında yetişip Kurʼân-ı Kerîmʼin canlı bir tefsîri olarak yaşadı. Bir kan gölü hâline gelmiş olan bedevîlik çöllerini, bu sâyede fazîletler medeniyetine dönüştürdü. Nefsâniyet bataklıklarını, uhrevî heyecanlarla birer mânâ gülistânına çevirdi. Ümmetine en yüce ahlâkı tâlim etti. Verdiği hikmet ve hakîkat dersleriyle insanlığa; gönderiliş gâyesiyle de topyekûn varlık âlemine rahmet oldu…

Kitap Bilgileri

ISBN9789944836227
YayınErkam Yayınları
Tarih2014
DiliTürkçe
TEMİN ET