Osman Nuri Topbas Osman Nuri Topbas
ANASAYFAHAYATIESERLERİSOHBETLERİMAKALELERİMÜLAKATLARIZİYARETÇİ DEFTERİFOTOĞRAFLARI
   ANASAYFA arrow MESAJLARI
12 Haziran 2010 Cumartesi
Bir cenâze gördüÄŸümüzde; “Bugün o tabutun içindeki ben olabilirdim.” deyip hayatımıza dâir nefis muhâsebesine girebilmeliyiz. Dünyalık olarak yalnız kefenimizle kabre gireceÄŸimizi, daha sonra ise kefenimizin de cesedimizin de aslına, yani topraÄŸa döneceÄŸini, geriye sadece îman ve amellerimizin kalacağını düÅŸünmeliyiz. Hayatın kundak ile kabir arasındaki dar bir koridor olduÄŸunun idrâki içinde bulunmalıyız.
 
11 Haziran 2010 Cuma
Kabarık bir benlik, hoyrat bir nefis ve ÅŸiddetli bir egoya sahip olanın kalp gözü kördür. Bu yüzden bilhassa ibret nazarımızın kuvvetlenmesini, basiret nûrumuzun artmasını arzu ediyorsak nefsimizi riyâzat ve mücâhede ile terbiye etmemiz ÅŸarttır.
 
10 Haziran 2010 PerÅŸembe
Kur’ân-ı Kerîm gibi kâinât ve hâdisâtı da asıl okuyacak ve hikmeti keÅŸfedecek olan kalptir. Kalplerde îmânın nûru ise tefekkürle parlar. Bu itibarla hayat ve kâinâtın sayfalarını ibretle çevirip tefekkürle okuyabilmeyi, kalben tahsil etmek mecbûriyetindeyiz.
 
09 Haziran 2010 Çarşamba
BiÅŸr-i Hafî Hazretleri kendini ÅŸöyle muhâsebe ederdi:
“GeçmiÅŸ ve gelecek bütün günahları bağışlanmış olan Rasûlul¬lah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- geceleri ayakları ÅŸiÅŸinceye kadar ibâdet ettiÄŸi hâlde, ben nasıl uyuyabilirim?! Çünkü ben bir tek günâhımın bile bağışlanmış olduÄŸunu bilmiyorum!..”
 
08 Haziran 2010 Salı
Hayat, bize uhrevî saâdeti kazanmak için lutfedilmiÅŸ sınırlı bir nîmettir. Ne tekrârı vardır, ne de telâfîsi... Unutmamak gerekir ki müslümanlık, belli zamanlara has bir merâsim deÄŸil, ömürlük bir takvâ hayatıdır. Ne mutlu, ömürlerini dâimî bir Ramazan, son nefeslerini de bir bayram sabahı hâline getirebilenlere…
 
07 Haziran 2010 Pazartesi
İnsaf ve iz’an sahibi her insan, kendisine bir bardak su ikrâm edene bile teÅŸekkürü bir vicdan borcu addeder. Fırsat düÅŸtüÄŸünde o ÅŸahsın iyiliÄŸine muâdil bir iyilikle karşılık verir. Hâl böyleyken insanoÄŸlunun, bütün nîmetlerin asıl ikrâm edeni olan Rabbine karşı alık ve abus kalması; akıl, iz’an ve vicdan dışıdır.
 
06 Haziran 2010 Pazar
DüÅŸünmek gerekir ki gözlerimizle ne kadar ilâhî kudret akışlarını duygulu bir ÅŸekilde seyredip ÅŸükrettik, ne kadar da çirkin nefsânî manzaraları seyrederek günahkâr olduk? Kulaklarımızla ne kadar vahyin, sünnetin, hakkın ve hayrın sesini dinledik, ne kadar boÅŸ ve mâlâyâni ÅŸeyleri dinleyerek bu nîmeti ziyan ettik?
 
05 Haziran 2010 Cumartesi
Unutmayalım ki hepimiz, mahÅŸerde açılıp seyrettirilecek bir ömür kasedi dolduruyoruz. Ölürken de amellerimizle gömüleceÄŸiz. İlâhî hesap gününde, gözümüz, kulağımız, derimiz, velhâsıl bütün uzuvlarımız dile gelip dünya hayatında sahip olduÄŸumuz niyetleri ve iÅŸlediÄŸimiz amelleri haber verecek.
 
04 Haziran 2010 Cuma
Mü’min, bir nîmete eriÅŸtiÄŸinde nefsânî bir şımarıklık içinde; “Ben kendi gücümle kazandım, ben kendi ilim ve kâbiliyetimle elde ettim.” diyerek nefsin hoyratlığına dûçâr olmak yerine; “Bütün nîmetler Sen’in lutfundur yâ Rabbî!” hissiyâtı içinde “hiçlik” zirvesine ulaÅŸmayı hedeflemelidir.
 
03 Haziran 2010 PerÅŸembe
Hakk’ın kudret ve azametini lâyıkıyla idrâk edebilenlerde, ne varlık dâvâsına, ne de benlik iddiâsına mecâl kalır. Bilâkis acziyet ve hiçlik duygusuyla âdeta eriyen bir muma dönerler. Hakk’ın huzûrunda acziyet iksîrini tadarak hiçlik zirvesine ulaÅŸmış olan böyle yüksek istîdatlar, Hakk’ın dostu olurlar.
 
<< BaÅŸa Dön < Ã–nceki 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 Sonraki > Sona Git >>


Diğer Mesajları
Son Eklenenler
 
En Çok Görüntülenenler
   2012 © www.osmannuritopbas.com
Erkam Bilisim