|
|
Kalb kırarak, fakiri küçümseyerek, eziyet ederek ve baÅŸa kakarak yapılan bir hayrın Allah indinde hiç bir deÄŸeri yoktur. |
|
|
|
Müslüman, kendisini toplumdan mes’ûl hissederek malını, zamanını, bilgisini, merhametini, ÅŸefkatini muhtaçlara infâk etmeli, bütün imkânlarını seferber ederek insanlığın ıztırâbını dindirmek için gayret sarf etmelidir. |
|
|
|
İnfâk ve yardım yalnız maddî olarak yapılmaz. Rabbin ihsân ettiÄŸi her ÅŸeyden infâk edilmelidir. |
|
|
|
EÅŸya bir emânet olduÄŸu gibi insan da bir emânettir. Hattâ dünyâya âit her ÅŸey emânettir. Emânetin yerine teslîmi ise rahmet vesilesidir. |
|
|
|
Gerçek zenginlik saâdeti, mahrumları, yalnızları ve yetimleri düÅŸünmek, onları koruyup kollamakla baÅŸlar. |
|
|
|
Servetin hakkını vermek; onu men edilen yerlere sarf etmemek ve iki büyük tehlike olan israf ve cimrilikten uzaklaÅŸmakla mümkündür. |
|
|
|
Cenâb-ı Hak, rızkın te’mîninde mahlukatı birbirine vesile kılmıştır. Dolayısıyla fukarayı gözetmek, ihtiyaçlarına gönül verebilmek, Allah -celle celâlühû-’nun bizlere olan ihsânlarından onlara pay çıkarabilmek büyük bir fazîlet ve ilâhî bir lûtuftur. |
|
|
|
Muhabbet Allâh’a ram olunca, kulda zühd hâli baÅŸlar. Zühd hâli baÅŸlayınca da nefse ait olarak mal gözden düÅŸer, ancak Allâh’a ait olarak, yâni infak ile deÄŸer kazanır, asıl mecrasına yerleÅŸmiÅŸ olur. |
|
|
|
Malın hayırlısı, saÄŸlıkta infak edilen ve sahibinden evvel ukbâya gönderilendir. |
|
|
YaÅŸanarak tebliÄŸ edilen İslâm, en güzel infaktır.
Allâh’ın mahlukatına infak, Allâh’a muhabbet demektir. |
|
|
<< Başa Dön < Önceki 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 Sonraki > Sona Git >>
|
1259 sonuçtan 501 - 510 arası gösteriliyor
|