Osman Nuri Topbas Osman Nuri Topbas
ANASAYFAHAYATIESERLERİSOHBETLERİMAKALELERİMÜLAKATLARIZİYARETÇİ DEFTERİFOTOĞRAFLARI
   ANASAYFA arrow MESAJLARI
6 Ekim 2010 Çarşamba
   Peygamber Efendimiz’in yegâne muallimi Cenâb-ı Hak’tır. O, bir beşerden ders almadı. Fakat bugünkü psikoloji olsun, pedagoji olsun, sosyal-antropoloji olsun, insana hitap eden, insan rûhunu tahlil eden ne kadar ilim varsa, onların hepsinde zirveyi teşkil etti.
 
5 Ekim 2010 Salı
     Her sanatkârın mahâreti, ortaya koyduğu eserden anlaşılır. Bu sebeple, câhiliyye toplumundan sahâbe neslini yetiştiren Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’de insanlığın görmüş olduğu en mükemmel eğitimcidir.
 
4 Ekim 2010 Pazartesi

          Eğitimcilik, insan yetiştirme sanatıdır. Bu sanatı icrâ eden en büyük sanatkârlar da peygamberlerdir.
 
3 Ekim 2010 Pazar
Gönlü Allah muhabbetiyle dolu bir mü’min, hakîkatte hiçbir şeye mâlik olmadığının idrâki içindedir. Zira muhabbet, fedâkârlık gerektirdiği için haris bir mâlikiyetle, yani nefsânî bir sahiplik arzusuyla aslâ bağdaşmaz. Seven, sevdiği uğruna her şeyden vazgeçer. Zira hakîkat ehli buyurur:
“Ne senin malın senin, ne de benim malım benim; hepsi Allâh’ındır!”
 
2 Ekim 2010 Cumartesi
      Etrafına merhamet nazarıyla bir bak ve düşün: Sen niye sağlam, sağlıklı ve varlıklısın; o niye sakat, hasta ve muhtaç?.. Çünkü Allah onu sana emanet etti ve seni ondan mes’ûl kıldı!..
 
1 Ekim 2010 Cuma
Kullar için yegâne sığınak, barınak ve dayanak; rahmet-i ilâhiyyedir. Zira Cenâb-ı Hakk’ın mahlûkâtına merhameti sonsuzdur. Ne mutlu o sonsuzluğun seyyâhı olabilenlere!..
 
30 Eylül 2010 Perşembe
   Cenâb-ı Hak âyet-i kerîmede; “Allâh’ın sana ihsân ettiği gibi sen de ihsân et…” (el-Kasas, 77) buyurarak, kendi cömertliğinin bir benzerini kullarında da görmeyi arzuladığını beyân etmektedir. Bunun için ilâhî ahlâkı yaşamak isteyen bir mü’min; elinden, dilinden, hâlinden, kālinden, velhâsıl maddî-mânevî bütün imkânlarından ikram hâlinde olarak Hakk’ın rızâsını aramalıdır.
 
29 Eylül 2010 Çarşamba
       Eser, müessirin; sanat, sanatkârın aynasıdır. Kalp gözü âmâ olmayan bir kul, nereye nazar etse, kâinâtın hangi zerresi üzerinde tefekkür etse, Rabbinin sanatını temâşâ eder, Mutlak Sanatkâr’a olan sonsuz bir hayranlığın huzur, sürur ve hazzına gark olur. Yüce Yaratıcı’nın varlıklardaki kudret mühürlerini müşâhede eder.
 
28 Eylül 2010 Salı
       Rabbimiz ism-i Settâr’ı hürmetine, biz kullarının nice günahlarını örtmüş ve onları kalpte gizli siyah noktalar kılmıştır. Bu da O’nun sonsuz yüceliğinden, merhamet ve lûtfundandır. Zira işlenen günahların eseri kalpte değil de alında kara bir leke sûretinde zâhir olsaydı, muhakkak ki hiç kimsenin bir başkasına bakacak yüzü olmazdı.
 
27 Eylül 2010 Pazartesi
Yaratılmış varlıklardaki bütün rahmet esintilerinin mutlak menbaı, Cenâb-ı Hak’tır. Bu gözle baktığımızda kâinatta ilâhî muhabbetin eseri olan sayısız tecellîlerle karşılaşırız. Görünüşleriyle tüyler ürperten yılanların, yavrularını müşfik bakışlarıyla büyütmesi; akreplerin, yavrularını sırtlarında taşıması; en vahşî hayvanların bile yerine göre engin bir muhabbet kucağı hâline gelebilmesi, muhakkak ki, yüce Yaratıcımız’ın “el-Vedûd” sıfatından bir tecellîdir.
 
<< Başa Dön < Önceki 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 Sonraki > Sona Git >>


Diğer Mesajları
Son Eklenenler
 
En Çok Görüntülenenler
   2012 © www.osmannuritopbas.com
Erkam Bilisim