|
|
Îman bir muhabbettir. Muhabbetin ölçüsü, fedâkârlıktır. Îmandaki samimiyet, Allah yolundaki fedâkârlık nisbetindedir. |
|
|
Nasıl ki, altın cevherinin saflığı ve kalitesi, çeşitli derecelerde harârete tâbî tutulmasıyla tespit edilirse, îmânın seviye ve kemâli de çeşitli musîbet ve felâketler karşısında, sabır, tevekkül, rızâ ve teslîmiyet gösterip kalbî muvâzeneyi/dengeyi korumakla anlaşılır.
Bu yönüyle kâmil bir mü’min, mâdenler içinde altın gibidir. Ne kadar ağır iptilâ ve imtihanlara mâruz kalsa da kıymet ve sâfiyetinden bir şey kaybetmez. |
|
|
|
Îman ufkundan bakıldığında çok net olarak görülür ki, bu cihan baştanbaşa bir îman dershânesi, vukû bulan bütün hâdiseler ilâhî imtihan tecellîleri, hayat da ebediyet diyarına bir yolculuktur. Bu sonsuzluk kervanı içinde en büyük vazifemiz; nefsin rehâvetine kapılmamak, tembellik ve ihmalkârlık ederek ilâhî imtihanlara hazırlıksız yakalanmamak, fânî hayatın alık, abus ve şaşkın bir yolcusu olmamaktır. Bilâkis, ilâhî azamet, sır ve hikmet tecellîleri karşısında uyanık olmaktır. |
|
|
|
Hiçbir dere ya da hiçbir akarsu dağa tırmanamaz. Dağı aşmak için ancak onun kenarından dolaşmalıdır. Böyle olduğu takdirde katedilen mesafe uzun, lâkin istenilen arzu ve maksat hâsıl olmuş olur. |
|
|
|
Sözün edebi için zarûrî olan ilk vasıf, sözün doğru olmasıdır. Dilimiz gerçekleri konuşmuyorsa sözlerimiz ne kadar zarif, ne kadar tatlı veya ne kadar tesirli olursa olsun beyhûdedir. |
|
|
|
Lisânın edebini, bir mü’min Kur’ân-ı Kerim’den öğrenir. Çünkü Kur’ân, mü’minler için, her hususta olduğu gibi lisânın edebi mevzuunda da rehberlik etmekte ve bir Kur’ân lisânı tâlim etmektedir. |
|
|
|
Nasihatin başarısı, kelimelerin, söyleyenin kalbinden çıkıp muhatabın kalbine girmesiyle tamam olur. Gönülden değil de ağızdan çıkarsa sadece kulağa kadar gider. |
|
|
|
Dînî eğitimin özü nasihattir. Muhataba pırlanta kelimelerle hitap ederek, kalbinde bir uyanış, bir istifâde meydana getirmektir. |
|
|
|
Eğitimci firâset sahibi olmalıdır. Muhatabının hazır, dinlemeye, almaya hazır olduğu zamanları kollamalıdır. Din heyecandır. Başarılı bir eğitim; heyecanlı, alâkanın uyandığı bir ortam ister. |
|
|
|
Eğitimci; eğittiği kişiyi gönül insanı olarak yetiştirmelidir. Onda sadece zâhirî ilimlere değil, mâneviyâta, sır ve hikmetlere karşı da alâka uyandırmalıdır. |
|
|
<< Başa Dön < Önceki 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 Sonraki > Sona Git >>
|
1150 sonuçtan 451 - 460 arası gösteriliyor
|