|
|
Gecelerin feyzinden istifâdeyi ihmâl edenler, sabaha yorgun ve uyuşuk çıkarak gündüzün bereketinden mahrum kalırlar. |
|
|
|
Seherlerde getirilen salevât-ı şerîfenin kıymeti pek yücedir. Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e karşı bir muhabbet ve heyecan vesilesidir. |
|
|
|
Seherde başlayan tevhîdin rûhâniyeti günlerimizi ve gönüllerimizi ihâta ederse, son nefesimiz yâni dünyâda her şeye büyük vedâ ânı da, kelime-i tevhîdin rûhâniyeti ile inşâallâh bir şeb-i arûsa dönüşür. |
|
|
|
Eğer mü’min, geceyi gayeli kullanıp zikrin rûhâniyetinden nasip alabilirse gecesi gündüzünden daha aydınlık olur. |
|
|
|
Gece, tatlı ve yumuşak yatakları sırf Allâh Teâlâ’nın rızâ-yı şerîfi için terk ederek ilâhî huzura yalnızca muhabbet ve aşk sebebiyle baş koyma zamanıdır. |
|
|
|
Geceler, azâb-ı ilâhîden kurtuluş için en mühim ilticâ vakitleridir. |
|
|
|
Gönüllerde aşk ve muhabbet-i ilâhiyyenin şiddeti ne kadarsa, gece namazına ve tesbihâta rağbet ve riâyet de o derecede tezâhür eder. |
|
|
|
Herkes uyurken uyanık olmak, Mevlâ-yı Müteâl’in rahmet iklimine girmek, muhabbet ve merhamet meclisine dâhil olan müstesnâ kullardan olmak demektir. |
|
|
|
Olgunluğa erişmiş mü’minler için geceler, derûnundaki sükûnet ve feyiz dolayısıyla müstesna bir ganimettir. |
|
|
|
Muhakkak ki mü’min, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- karşısında ilâhî ürperişlerini ve bediî duygularını hissettiği, rûhunu nefsâniyete âit bütün çizgi ve görüntülerden boşalttığı vakit, O’nunla aynîleşme, O’nun muhabbetinden hisse alma yolundadır. |
|
|
<< Başa Dön < Önceki 41 42 43 44 45 46 47 48 49 Sonraki > Sona Git >>
|
481 sonuçtan 441 - 450 arası gösteriliyor
|