|
Hizmet, gönülleri ilâhî zirvelere ulaştıracak müstesna ve ulvi bir basamaktır.
Hizmet, her hangi bir nefsî menfaat gözetmeksizin ve samimi olarak yapılmalı ve onunla âhiret kazancı hedeflenmelidir. |
|
|
Boşa harcanan zaman, telâfîsi mümkün olmayan acı bir kayıptır. Zira geçmişe âit bütün dosyalar kapanmıştır.
Ancak isrâf edilen zamanların nedâmetiyle; duâ, tevbe ve istiğfâra yönelerek her an Hakk’a ilticâ hâlinde bulunmak sûretiyle o kayıpların, hiç olmazsa mânen telâfîsi için gayret göstermeliyiz. |
|
|
|
En güzel muvaffakıyet, öldükten sonra manevi hayatımız için akar temin edecek, arkamızdan duacı olacak, hayırlı bir nesil bırakmaktır. |
|
|
Dualarda ilâhî lûtfa kavuşacak olan, sadece gür sesle ve bir gösteri edâsıyla söylenen, riyakarâne, yapmacık ve kalbin iştirak etmediği parlak cümleler, ciğerleri yırtarcasına bağırmalar ve nümayişli sözler değildir. |
|
|
|
Kendisini günahsız gören mütekebbirlerin duâları değil, günahlarının affı için gözlerinden gönüllerine durmadan yaş akıtan Hak âşıklarının duâları kabûle şâyândır. |
|
|
|
Bir mü’minin rûhunda, Rabbe dua ile yakarış duygularının daimi hâle gelmesi, Allah ile kul arasında mânevî bir bağ tesis eder. |
|
|
|
Âhiretimizi kurtarabilmenin yegâne sermayesi olan şu fânî dünyâ hayatında hatırdan çıkarmamamız gereken en mühim dualardan biri de hüsn-i hatime ile ölmeyi dilemektir |
|
|
Duanın -sadaka gibi- mutlak kaderi değilse de muallâk kaderi değiştireceği dini bir gerçektir.
Duanın kabûlünü temin eden asıl sebep, ihlâs ve samimiyettir. |
|
|
|
Cenâb-ı Hakk’ın lutuf tecellisi, kulların istihkaklarına bağlı olmamakla birlikte bazen samimi dua, niyaz, sadaka ve çeşitli amel-i salihler vesilesiyle de tahakkuk eder. |
|
|
|
İhlâs, samimiyet ve gözyaşlarıyla yapılan dualar, ilâhî rahmetin zuhûruna bir davettir. |
|
|
<< Başa Dön < Önceki 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 Sonraki > Sona Git >>
|
1150 sonuçtan 421 - 430 arası gösteriliyor
|