|
Yaşanarak tebliğ edilen İslâm, en güzel infaktır.
Allâh’ın mahlukatına infak, Allâh’a muhabbet demektir. |
|
|
|
Ömrümüz, fedâkârlık ve hizmetimiz nispetinde, fânî hayatımızdan sonra da devam eder. |
|
|
|
Ârif bir gönülde ibâdetler, hayırlar ve hizmetler bir yorgunluk değil, lezzet vesîlesi hâline gelmiştir. |
|
|
|
İmanın lezzetini duyabilmek, hizmet için en büyük enerji kaynağıdır. |
|
|
|
Allâh’ın kitabını ve Rasûlullâh’ın sünnetini hayatımıza tatbik edebilmek için, Hakkı tebliğ ve halka hizmet vazifesinin gönlümüzde bir sevda hâline gelmesi zaruridir. |
|
|
|
Hizmet insanı, hangi zümrenin içinde yaşarsa yaşasın her hâlükârda îmân, heyecan ve varlığını koruyabilen; kalbini mal-mülk, mevki ve menfaat endişelerinden uzak tutabilen ve hizmet bekleyenlerin, bilhassa muzdarip ve yalnızların sessiz feryatlarına kulak ve gönül veren kimsedir. |
|
|
Hizmette muvaffakıyetin en esaslı anahtarı sabır ve sebattır.
Güzel ve sağlam bir şekilde yapılan hizmetler, hiçbir zaman zayi olmaz.
|
|
|
Hizmette bulunan kimseler, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in şu niyazını dillerinden ve gönüllerinden düşürmemelidirler:
“Ey Rabbim! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, eli kolu dökülür derecede takatsizlikten sana sığınırım...” |
|
|
|
Hizmet ehlinin en çok dikkat edeceği husus, muvaffakiyeti kendinden değil, Rabbinden bilmesidir. |
|
|
|
Yeterli bilgi ve tecrübeye sahip bulunmayan, ahlaki ve manevi gelişimini önemsemeyen, işinin ehli olmayan bir hizmet eri, lâyıkı vechile ciddi bir hizmet ortaya koyamaz. |
|
|
<< Başa Dön < Önceki 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 Sonraki > Sona Git >>
|
1150 sonuçtan 401 - 410 arası gösteriliyor
|