Osman Nuri Topbas Osman Nuri Topbas
ANASAYFAHAYATIESERLERİSOHBETLERİMAKALELERİMÜLAKATLARIZİYARETÇİ DEFTERİFOTOĞRAFLARI
   ANASAYFA arrow MESAJLARI
11 Mayıs 2011 Çarşamba
Hayâtı, dünyâ gâyesi ile yaÅŸayanların ve nefislerinin arzusuna göre sürüklenenlerin sonu, âhiret periÅŸanlığıdır.
 
10 Mayıs 2011
İnsan maddesi ile deÄŸil, mânâsı ile mükerrem olduÄŸu için, kulluÄŸun kemâline rûhunun derinliÄŸi nisbetinde eriÅŸebilir.
 
09 Mayıs 2011
Hayâtının hiçbir safhasını âhiret gerçeÄŸinden ayrı mütâlaa etmeyen Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, ibâdetlerde de son nefesteki hâlet-i rûhiyeye bürünmenin lüzûmuna dikkat çekmiÅŸlerdir.
Nitekim bir sahâbî, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e geldi ve:
“−Yâ Rasûlallâh! Bana öÄŸüt ver, ancak kısa ve öz olsun!” dedi.
Bunun üzerine Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
“–Namazını, (hayâta) vedâ eden bir kimsenin namazı gibi kıl! Özür dilemen gereken bir sözü söyleme! İnsanların elindekilerden ümidini kes!” buyurdular. (İbn-i Mâce, Zühd, 15; Ahmed bin Hanbel, Müsned, V, 412)
 
9 Mayıs 2011 Pazartesi
Her ârif ve âşık gönül, Hakk’ın kendilerine emânet ettiÄŸi hayâtı dâimâ sırât-ı müstakim üzere bir kulluk ve ibâdet ile tezyîn ederek Rabbine bir kulluk bedeli olan “kalb-i selîm” götürmenin gayreti içinde olmuÅŸlardır. Yâni Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in son nefeste: “Refîk-ı âlâ, refîk-ı âlâ / en yüce dosta, en yüce dosta...” diye terennüm ettiÄŸi kulluk tezâhürünün, onun izinden giden âriflerde de tecellîsi devâm edegelmiÅŸtir.
 
8 Mayıs 2011 Pazar
İnsanoÄŸlu aslında her gece ve gündüz, farkında olarak veya olmaksızın, sayısız ölüm sebepleri ile karşı karşıyadır. Ölüm, insanı her an pusuda beklemektedir. Hazret-i Mevlânâ Mesnevî’sinde ÅŸöyle buyurur:
“Aslında her an, canının bir cüz’ü ölüm hâlindedir. Her an, can verme zamanıdır ve her an, ömrün tükenmektedir.”
Gerçekten hergün ÅŸu fânî hayattan bir gün daha uzaklaşırken kabre bir adım daha yaklaÅŸmıyor muyuz? Hergün ömür takvimimizden bir sayfa kopmakta deÄŸil midir?
Hayâtın bir ırmak misâli akışı karşısında insanın gâfil olmaması için yine Hazret-i Mevlânâ ÅŸu îkâzda bulunur:
“Ey insan! Aynadaki son nakÅŸa bak! Bir güzelin ihtiyarlığındaki hâlini ve bir binânın günün birinde harâbe hâline geleceÄŸini düÅŸün de aynadaki yalana aldanma!..”
 
7 Mayıs 2011 Cumartesi
Peygamberler ve onların bildirdikleri dışında hiç kimsenin son nefeste îmanla gidebilme teminâtı yoktur. Müʼmin, bu endiÅŸe sebebiyle hayatını her nefes Kitap ve Sünneti yaÅŸama gayreti içinde geçirmeli ve Yûsuf -aleyhisselâm-ʼın; “…(Ey Rabbim!) Beni müslüman olarak vefat ettir ve beni sâlihler arasına kat!” (Yûsuf, 101) niyâzını gönlünden ve dilinden düÅŸürmemelidir.
 
6 Mayıs 2011 Cuma
Son nefes selâmetini Kur’ân, ÅŸu âyet ile tebliÄŸ eder:
“Siz Allâh’a yardım ederseniz, Allah da size yardım eder; ayaklarınızı kaydırmaz!” (Muhammed, 7) Allâh’a yardım, Kur’ân ve sünneti hayatımızın her safhasına yaygınlaÅŸtırmak, İslâm kimliÄŸi ve ÅŸahsiyetiyle İslâm’ı tebliÄŸ edebilmektir.
 
5 Mayıs 2011 Perşembe
Nasıl ki, dolu bir bardaÄŸa düÅŸen son damla, önceki damlalara göre bir netice hâsıl ederek bardağın taÅŸmasına sebep oluyorsa, daha önceki nefeslerimiz de böyledir. Yani son nefesimiz, evvelki nefeslerimize göre bir netice hâsıl eder. Onun için son nefese hazırlık, ÅŸu an aldığımız nefesleri nasıl kullandığımıza baÄŸlıdır. Hadîs-i ÅŸerifte buyurulur:
“Nasıl yaÅŸarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz o ÅŸekilde haÅŸrolursunuz!” (Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, V, 663)
 
04 Mayıs 2011 Çarşamba
Dünya hayâtında yaÅŸadığımız ibâdet, muâmelât ve ahlâk ile alıp verdiÄŸimiz bütün nefesler, son nefesimizin bir nevî pusulası hükmündedir. Aynı zamanda âhiretteki hâlimizin daha bu dünyadaki tercümânı gibidir.
Kıyâmete kadar sürecek olan kabir hayâtımız, dünyadaki vaziyetimize ve amellerimize göre ÅŸekillenecektir. Ölümü bir hüsran olmaktan kurtarıp bir zafere dönüÅŸtürebilmek, onu mâtem deÄŸil de “Åžeb-i arûs” hâline getirmek, ölümden sonraki arzu ettiÄŸimiz adrese hazırlanıp ölmesini bilenlerin kârıdır.
 
03 Mayıs 2011 Salı
Son nefes, buÄŸusuz, pürüzsüz ve lekesiz bir ayna gibidir. Her insan bu aynada, güzellikleri ve çirkinlikleriyle bütün ömrünü net bir ÅŸekilde seyreder. O an, gözlere ve kulaklara hiçbir îtiraz ve gaflet perdesi inmez. Bilâkis bütün perdeler kalkar ve her türlü îtiraf; aklı ve vicdanı piÅŸmanlık iklîmine sokar. Hayatımızı piÅŸmanlıkla seyrettiÄŸimiz ayna, son nefes olmasın!..
 
<< BaÅŸa Dön < Ã–nceki 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 Sonraki > Sona Git >>


Diğer Mesajları
Son Eklenenler
 
En Çok Görüntülenenler
   2012 © www.osmannuritopbas.com
Erkam Bilisim