|
|
Kur’ân-ı Kerim, kelâm sûretine bürünmüş bir kâinattır. Kâinat da, fiilî bir Kur’ân’dır. İnsan ise, zübde-i kâinat, yani kâinâtın özü olarak yaratılmıştır. Bu itibarla kâinattaki hikmet cevherini ve sırları fark eden insan, aslında kendindeki cevheri ve sırları fark etmiş olur.
|