|
Gönlü Allah muhabbetiyle dolu bir mü’min, hakîkatte hiçbir şeye mâlik olmadığının idrâki içindedir. Zira muhabbet, fedâkârlık gerektirdiği için haris bir mâlikiyetle, yani nefsânî bir sahiplik arzusuyla aslâ bağdaşmaz. Seven, sevdiği uğruna her şeyden vazgeçer. Zira hakîkat ehli buyurur:
“Ne senin malın senin, ne de benim malım benim; hepsi Allâh’ındır!”
|