|
|
Ehl-i muhabbet olanlar, ehl-i dünyanın fânî ve nefsânî çekişmelerinin oluşturduğu boş sellere ve gelgeç, lüzumsuz, mânâsız sevdalara kendilerini kaptırmazlar, sadece sonsuz âlemin vuslat iklimine doğru koşarlar. Böylece iki dünyaları da huzur ve saâdet içinde geçer. Dünyanın en buhranlı zamanlarında bile rûhî çöküntü yaşamazlar, gönül bakımından devamlı zinde ve genç kalırlar.
|