Osman Nuri Topbas Osman Nuri Topbas
ANASAYFAHAYATIESERLERİSOHBETLERİMAKALELERİMÜLAKATLARIZİYARETÇİ DEFTERİFOTOĞRAFLARI
   ANASAYFA arrow MAKALELERİ
Mûsâ Efendi -kuddise sirruh-‘un İnfak Edebi
Yıl: 2007 - Ay: Temmuz - Sayı: 257
ALTINOLUK DERGİSİ
Merhum pederim Mûsâ Efendi -kuddise sirruh-, her vesîleyle bizlere çok kıymetli nasihatlerde bulunurdu. Bu nasihatlerde en çok üzerinde durduğu husus, infaktı, yani Allâh’ın ihsân ettiği nîmetleri, O’nun rızâsı istikâmetinde cömertçe sarf edebilmekti.
 
Hak ve Adâlet - 2 -
Yıl: 2007 - Ay: Temmuz - Sayı: 257
ALTINOLUK DERGİSİ
İçinde yaşadığımız bu muazzam kâinât, tesâdüfen meydana gelmemiştir. Nefsânî arzuların menfaat sahası olarak da yaratılmamıştır. Ancak yüce bir gaye ve maksat için yaratılmış ve bu çerçevede insanoğlu için bir imtihan mekânı kılınmıştır. Dolayısıyla cihanın da insanın da yaratılışı, abes değil; yani sebepsiz, gâyesiz, hikmetsiz ve boşuna değildir.
 
Hak ve Adâlet
Yıl: 2007 - Ay: Haziran - Sayı: 256
ALTINOLUK DERGİSİ
Bütün insânî güzellik ve mükemmelliği ihtivâ eden ve insanın rûhunu fazîlette zirveleştiren İslâm ahlâkı, hak ve adâlette de müstesnâ bir öze, sarsılmaz bir temele sahiptir. Çünkü insanlığın huzûru, ancak hak ve adâleti tevzî etmekle temin edilebilir.
 
Hulefâ-i Râşidîn’den Hayat Düsturları -4- Hazret-i Ali-radıyallahu anh- (656-661)
Yıl: 2007 - Ay: Mayıs - Sayı: 255
ALTINOLUK DERGİSİ
Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-, kimseye nasîb olmamış bir mazhariyetle, Kâbe-i Muazzama içinde dünyaya geldi.1 Ailesi kalabalık olduğundan, Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-onu himâyesine aldı. Beş yaşından itibâren Peygamber Efendimiz’in terbiyesi altında yetişti. Bu yüzden câhiliye döneminin kötü âdetleri ona hiç bulaşmadı. Çocuklardan ilk îmân eden kimse oldu.
 
Hulefâ-i Râşidîn’den Hayat Düsturları -3- Hazret-i Osman -radıyallâhu anh- (644-656)
Yıl: 2007 - Ay: Nisan - Sayı: 254
ALTINOLUK DERGİSİ
Dört büyük halîfenin üçüncüsü olan Hazret-i Osman -radıyallâhu anh-, Peygamber Efendimiz’e canıyla-malıyla hizmet etme ve O’na damat olma bahtiyarlığına ermiş güzîde sahâbîlerden biridir. Gerek Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm- zamanında, gerek Hazret-i Ebû Bekir ve Hazret-i Ömer döneminde, gerekse de kendi halîfeliğinde çok büyük hizmetler îfâ etmiştir.
 
Hulefâ-i Râşidin’den Hayat Düsturları -2- Hazret-i Ömer -radıyallahu anh-(634-644)
Yıl: 2007 - Ay: Mart - Sayı: 253
ALTINOLUK DERGİSİ
İkinci halîfe Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- da, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in nurlu izinden giden, O’nun yolunu sadâkatle devâm ettiren, hâl ve davranışlarıyla âbideleşen örnek bir İslâm şahsiyetidir.
 
Hulefâ-i Râşidîn’den Hayat Düsturları -1-Hazret-i Ebû Bekir -radıyallahu anh-(632–634)
Yıl: 2007 - Ay: Şubat - Sayı: 252
ALTINOLUK DERGİSİ
İnsanlık tarihinde, fazilet, adâlet, diğergâmlık ve yüce ahlâk bakımından en müstesnâ devir, hiç şüphesiz ki asr-ı saâdettir. Çünkü o mübârek devir, bütün âlemlerin yaratılış sebebi olan Muhammed Mustafâ -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in yaşadığı bir devirdir. O devir, O’nun feyz ve rûhâniyetiyle şekillenmiş bir devirdir. O devir, derin bir tefekkür iklîminde ve müşâhede makamında Allah ve Rasûlü’nü yakînen tanıma devridir.
 
Ehl-i Beyt Muhabbeti
Yıl: 2007 - Ay: Ocak - Sayı: 251
ALTINOLUK DERGİSİ
“Allâh Teâlâ’yı, sizi nîmetleriyle perverde kıldığı için sevin. Beni, Allâh’ı sevdiğiniz için sevin. Ehl-i Beyt’imi de beni sevdiğiniz için sevin!” (Tirmizî, Menâkıb, 31/3789)
 
Hz. Mevlânâ’nın Gönül İkliminden Hikmet Parıltıları
Yıl: 2006 - Ay: Aralık - Sayı: 250
ALTINOLUK DERGİSİ
-Dünya Mevlânâ Yılı Münâsebetiyle-

Hak dostları, îmânı aşkla yaşayan Peygamber vârisleridir. Onlar, Kur’ân ve sünnetten feyz alarak, gönüllerini güzel ahlâk ve davranış mükemmelliğine erdiren bahtiyarlardır. Hazret-i Peygamber ve O’nun güzîde ashâbını göremeyenler için, tâbî olunacak örnek şahsiyetlerdir.
 
Emsâlsiz Örnek Şahsiyetten Yüce Ahlâk Ölçüleri -3-
Yıl: 2006 - Ay: Kasım - Sayı: 249
ALTINOLUK DERGİSİ
Cenâb-ı Hak, bütün mahlûkâtı ve bilhassa insanı muhabbet meyliyle donatmıştır. İlâhî bir imtihan dershânesi olan bu âlemde, insan, muhabbetini Hakk’a ve hayra yönelttiği nisbette mânen seviye kazanır. Rûhun huzur ve sükûna kavuşacağı aslî ve nihâî muhabbet merkezi, onu kendi rûhundan insana lutfeden Allah -celle celâlühû-’dur. Bu yüzden nihâyeti Hakk’a varmayan, sonu O’na ulaşmayan, yanlış adreslerde aranıp çıkmaz sokaklarda hebâ edilen bütün fânî muhabbetler, rûh için beyhûde bir yorgunluk ve sıklet sebebidir.
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>


Makaleleri
Son Eklenenler
 
En Çok Görüntülenenler
   2010 © www.osmannuritopbas.com
Erkam Bilisim