Osman Nuri Topbas Osman Nuri Topbas
ANASAYFAHAYATIESERLERİSOHBETLERİMAKALELERİMÜLAKATLARIZİYARETÇİ DEFTERİFOTOĞRAFLARI
   ANASAYFA arrow MAKALELERİ
Osman Dede'den Nasihatler
BİZİM BAHÇE DERGİSİ
Gül Yüzlü Yavrularım!
Güzel dinimiz İslâm, bize ulaşıncaya kadar ne çok sıkıntılar çekildi. Peygamber Efendimiz’le birlikte ilk Müslümanlar çok eziyet ve işkencelere uğradılar. Çöllerde günlerce aç, susuz bırakıldılar. Kızgın demirlerle vücutları dağlandı. Sümeyye vâlidemiz, bir ayağı bir deveye, bir ayağı diğer deveye bağlandı ve farklı tarafa sürülen develerin arasında şehit oldu. Fakat onlar sabrettiler, yeni dinlerinden ne pahasına olursa olsun vazgeçmediler. Onlar Peygamber Efendimiz’i o kadar çok sevmişler ve O’na o kadar sıkı bağlanmışlardı ki evlerini, ana-babalarını, mallarını terk etmek hatta canlarından vazgeçmek bile onlara zor gelmedi. Kendileri en zor, en sıkıntılı anlarda bile “Anam, babam, canım Sana fedâ olsun yâ Rasûlallâh!” dediler.
 
Osman Dede'den Nasihatler
BİZİM BAHÇE DERGİSİ
Sevgili Yavrularım!
İçinde yaşadığımız âleme hiç dikkatlice baktınız mı?
Denizlerin derinliklerinde milyarlarca canlı var. Trilyonlarca kilometre uzakta görmediğimiz nice yıldızlar var.
Bütün bunlar niçin?
Rabbimizin ifadesiyle hepsi insan için. Çünkü insan, yaratılmışların en üstünü, en güzeli... Çünkü insan, kâinatın gözbebeği… Çünkü insan Allâh’ın en çok sevdiği varlık.
 
Osman Dede'den Nasihatler
BİZİM BAHÇE DERGİSİ
Benim Nur Yüzlü Yavrularım!
Yaz tatiline girmekte olduğunuz şu günlerde, birçoğunuz katılacağınız yaz kursuna şimdiden karar vermişsinizdir. Hem gezip eğleneceğiniz, hem yeni arkadaşlıklar kuracağınız hem de dininizi daha güzel öğreneceğiniz faaliyetlere katılmak istiyorsunuz.
Sevgili Peygamberimiz de siz gençlerin dinlerini iyi öğrenmesini, iyi bir Kur’an kültürüne sahip olmasını çok isterdi. Kur’an-ı Kerîm’i güzel okuyup manâsını anladığımızda ve ondan öğrendiklerimizi hayatımıza geçirdiğimizde Kur’an’ın bizim dünya ve ahiretimiz için mutluluk kaynağı olacağını ifade ederdi.
 
Osman Dede'den Nasihatler
BİZİM BAHÇE DERGİSİ
Sevgili Yavrularım!
Hani her gün semâları çınlatan ve beş vakit hiç susmayan, dinlerken içimizi ruhânî duygular kaplayan ezanlar, Allah’tan bizlere ne güzel bir çağrı değil mi? Ya söylerken içimizin ürperdiği, içimizdeki kahramanlık heyecânını ve millî duygularımızı zirveye çıkartan İstiklâl Marşımız size neler hissettiriyor? Peki, göklerde nazlı nazlı dalgalanarak îmânımızı, nâmus ve şerefimizi temsil eden mübârek bayrağımız size neler anlatıyor? Bütün bunları kaybetmemek için sahip olmamız gereken biricik şey ne nedir, hiç düşündünüz mü? Evet, vatandır. Bizden önceki şehitlerimizin bizlere bıraktığı en değerli emânet ve mirastır vatanımız.
 
Osman Dede'den Nasihatler
BİZİM BAHÇE DERGİSİ
Gül yüzlü yavrularım!
Biz Sevgili Efendimizle beraber yaşamadık; O’nun nur yüzünü hiç görmedik, sohbetini dinlemedik; O’ndan on dört asır sonra dünyaya geldik ama O’nu çok seviyoruz. Efendimizin hayatını okudukça, hadîs-i şeriflerini dinledikçe kendimizi O’na daha yakın hissediyoruz. Sahabe Efendilerimizin Peygamber Efendimizle yaşadıkları hâdiseleri, geçirdiği zamanları sanki biz yaşamış gibi gönüllerimizi maneviyat kaplıyor. Kalplerimizde O’nun muhabbetinin her geçen gün daha da arttığını hissediyoruz.
 
Osman Dede'den Nasihatler
BİZİM BAHÇE DERGİSİ
Temiz kalpli, Ak yüzlü Evlatlarım!
Sizlere, çok hoşunuza gidecek ve içinde bizim için çok mühim dersler olan bir hâdiseyi anlatacağım.
Hâkim bin Hizâm, çok sevdiği ve değer verdiği halası Hazreti Hatice’ye bir köle hediye etmek istiyordu. Öyle sevimli ve çok akıllı olduğu her halinden belli olan, sıradan kölelere hiç benzemeyen, henüz çocuk yaşta bir köle satın alıp halasına hediye etmişti. Hazreti Hatice, mâsum ve mahzun görünümlü Zeyd’i, daha ilk gördüğünde çok sevmişti.
 
Osman Dede'den Nasihatler
BİZİM BAHÇE DERGİSİ
Gül Yüzlü Evlatlarım!
Sevgili Peygamberimiz Mekke’yi çok sevmesine rağmen, bu mübarek şehirde artık mü’minlerin barınamayacağına kanaat getirmişti. Müşrikler, zulüm ve düşmanlıklarını her geçen gün artırıyorlardı. Müslümanlara inançlarını hür olarak yaşayacakları, ibadetlerini rahatça yapabilecekleri bir vatan lâzımdı. Vatan çok mühimdi. Zira Sevgili Peygamberimizin, “uğrunda nöbet tutarken uyumayan göze cehennem ateşi değmez” buyurduğu vatan olmazsa ne din, ne îman ne de namus muhafaza edilebilirdi.
 
Osman Dede'den Nasihatler
BİZİM BAHÇE DERGİSİ
Sevgili Yavrularım!
Sahabe-i Kirâm Efendilimiz, Peygamber Efendimizi o kadar çok seviyorlardı ki bu uğurda mallarını da canlarını da vermekten geri durmadılar. O’nun ağzından çıkan her sözü bir emir sayıp hemen yerine getirirlerdi. Dinimiz İslâm’ın, diğer insanlara ulaşması için çektikleri zahmetleri dert etmezlerdi. Her türlü zorluk ve sıkıntıda seve seve, Allah Resûlü’nün yanında bulunurlardı. O fedâkâr yiğitler, Kainatın Efendisinin yanında dini en güzel şekilde öğreniyorlardı. O’nun her davranışını örnek alıyorlar böylece ahlâken yükseliyorlardı. Çünkü onlar Allah’ın elçisini, sahip oldukları her şeyden daha çok seviyorlardı.
 
Osman Dede'den Nasihatler
BİZİM BAHÇE DERGİSİ
Sevgili Evlatlarım!
Rabbimiz bizi o kadar çok seviyor ki bizi bu dünyada şerefli ve güzel bir insan olarak yarattı. Oysa bir böcek olarak da dünyaya gönderilebilirdik. Ama Rabbimiz bize insan olma şerefini verdi. O’nun bizi ikinci büyük ikramı da Peygamber Efendimiz’in ümmeti olmamızdır. Öyle bir peygamberin ümmeti olma saadetine erdik ki O Peygamber, asırlar öncesinden bizi düşünüp hayatı boyunca bizim için her zaman dua etti:
—“Ey Rabbim, ümmetimi koru, ümmetime merhamet et!” diyerek yalvardı.
 
Tasavvufta Rabıta
Ocak 2012 Sayı 64
GENÇ DERGİSİ
Tasavvuftaki “râbıta” mevzuuna dâir -müsbet ve menfî- çok farklı sözlerin sarf edildiğine şâhit olmaktayız. Râbıtanın aslı nedir ve râbı-tadan ne anlaşılmalıdır?
 
<< Başa Dön < Önceki 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Sonraki > Sona Git >>


Makaleleri
Son Eklenenler
 
En Çok Görüntülenenler
   2012 © www.osmannuritopbas.com
Erkam Bilisim