Osman Nuri Topbas Osman Nuri Topbas
ANASAYFAHAYATIESERLERİSOHBETLERİMAKALELERİMÜLAKATLARIZİYARETÇİ DEFTERİFOTOĞRAFLARI
   ANASAYFA arrow MAKALELERİ
Muhabbet ve Husumet
Yıl: 1995 - Ağustos - Sayı: 114
ALTINOLUK DERGİSİ
Beşerî hayatı yüceltmek veya alçaltmak husûsunda muhabbet ve husumet kadar müessir olan hiçbir şey mevcut değildir. Layık olana muhabbet, müstahakkına husumet, hayatı alabildiğine yükseltip ulvîleştirirken, bunun aksine hareket de hayatı, alabildiğine süflîleştirir.
 
Merhametin Bereketi
Yıl: 1995 - Temmuz - Sayı: 113
ALTINOLUK DERGİSİ
İmanın ilk meyvesi merhamettir. Ondan uzak bir gönül zî-hayat (hayat sahibi, canlı) değildir. Her hayrın başı olan besmele ve fatiha Allah'ın (c.c.) Rahman ve Rahîm (merhamet) isimleri ile başlar. Peygamberler ve velîlerin hayat hikayeleri de merhamet menkıbeleri ile doludur.
 
Kahr-ı İlahî -Ahmaklık-
Yıl: 1995 - Ay: Haziran - Sayı: 112
ALTINOLUK DERGİSİ
Meryemoğlu İsa sanki kendisini bir arslan kovalıyormuş gibi canhıraş bir şekilde kaçıyordu. Adamın biri bu hale hayret ederek ardından koştu ve şöyle seslendi:

"Hayrola, ürkütülmüş bir kuş gibi çırpına çırpına niçin ve nereye kaçıyorsun? Arkanda kimse yok!"
 
Esaretten Hürriyete
Yıl: 1995 - Ay: Mayıs - Sayı:111
ALTINOLUK DERGİSİ
Kafesinde mahpus güzel bir papağanı bulunan bir tacir vardı. Ticaret için Hindistan tarafına yolculuk hazırlığına başladı. Cömertliği sebebi ile hizmetkarlarının arzularını sorarak onlardan siparişler aldı. Çok sevdiği papağanına dönerek onun da ne hediyeler istediğini sordu. O da sahibine:
 
Leylâ'nın Mahallesi'nin Bekçisi
Yıl: 1995 - Ay: Nisan - Sayı: 110
ALTINOLUK DERGİSİ
Leylâ'sı uğrunda ve onun aşkı ile çöllere düşen Mecnûn, salyaları akan, tüyleri dökülmüş bir köpeği seviyor, okşuyor ve gözlerinden öpüyordu. Bu hali gören birisi dayanamadı; Mecnûn'a bağırdı:

"- A akılsız adam! Bu ne sersemliktir! Bu hayvanı, ne sarılmış öpüyorsun?
 
Varlık Duvarı
Yıl: 1995 - Ay: Mart - Sayı: 109
ALTINOLUK DERGİSİ
Deryâ kenarında bir duvar vardı. Duvar yüksekçe olduğu için duvarı aşıp deryâya ulaşmak mümkün değildi. Duvarın üzerinde susuzluktan kavrulmuş dertli biri bulunuyordu. Onu sudan men eden, üzerinde olduğu yüksek duvardı. O kimse ise, duvarın üzerinde suya kavuşmak isteyen bir balık gibi çırpınıp duruyordu.
 
Zalim'in Hayrı!..
Yıl: 1995 - Ay: Şubat - Sayı: 108
ALTINOLUK DERGİSİ
Padişahın biri, cuma günü câmiye gidiyordu. Muhafızları, caddeye üşüşen halka bir taraftan:

- "Çekilin!.." diye haykırıyor, diğer taraftan da tekmeyle, sopalarla padişaha yol açmaya çalışıyorlardı. Bu esnada, tesadüfen orada bulunan zavallı bir fakir de, muhafızlardan bir çok sopa yemiş, kan revan içinde kalmıştı. Dayanamadı. Padişahın arkasından şöyle bağırdı:
 
İnsan Ol! İnsan!
Yıl: 1995 - Ay: Ocak - Sayı: 107
ALTINOLUK DERGİSİ
Adamın biri, büyük bir şehre gelmişti. Çarşıyı gezerken güzel kokular satan attarların sokağına saptı. Dükkanlardan gül, menekşe, kokuları dalga dalga sokağa dökülüyordu. Adam birkaç adım attı. Güzel kokular başını döndürmüştü. Fazla dayanamadı, düşüp bayıldı.
 
Bir Testi Su
Yıl: 1994 Ay: Aralık - Sayı: 106
ALTINOLUK DERGİSİ
Çöl ortasında fakir bir bedevî, çadırında hanımıyla oturuyordu. Bir gece hanımı;

"- Bütün yoksulluğu, cefayı biz çekiyoruz. Herkesin ömrü bollukla geçiyor. Sadece biz fakiriz. Ekmeğimiz yok, katığımız üzüntü. Testimiz yok, suyumuz göz yaşı... Gündüzün elbisemiz güneş, geceleyin döşek ve yorganımız ay ışığı. Açlığımızdan dolunayı okkalık ekmek sanarak, gökyüzüne saldırıyoruz... Bizim halimiz ne olacak böyle?" diye dert yandı.
 
"Âhh Coğrafyası Olmasın..."
Yıl: 1994 - Ay: Kasım - Sayı: 105
ALTINOLUK DERGİSİ
Azerbaycan İntibaları...
 
<< Başa Dön < Önceki 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Sonraki > Sona Git >>


Makaleleri
Son Eklenenler
 
En Çok Görüntülenenler
   2012 © www.osmannuritopbas.com
Erkam Bilisim