Yıl: 1995 - Ay: Ocak - Sayı: 107 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Adamın biri, büyük bir şehre gelmişti. Çarşıyı gezerken güzel kokular satan attarların sokağına saptı. Dükkanlardan gül, menekşe, kokuları dalga dalga sokağa dökülüyordu. Adam birkaç adım attı. Güzel kokular başını döndürmüştü. Fazla dayanamadı, düşüp bayıldı. |
|
|
|
Yıl: 1994 Ay: Aralık - Sayı: 106 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Çöl ortasında fakir bir bedevî, çadırında hanımıyla oturuyordu. Bir gece hanımı;
"- Bütün yoksulluğu, cefayı biz çekiyoruz. Herkesin ömrü bollukla geçiyor. Sadece biz fakiriz. Ekmeğimiz yok, katığımız üzüntü. Testimiz yok, suyumuz göz yaşı... Gündüzün elbisemiz güneş, geceleyin döşek ve yorganımız ay ışığı. Açlığımızdan dolunayı okkalık ekmek sanarak, gökyüzüne saldırıyoruz... Bizim halimiz ne olacak böyle?" diye dert yandı. |
|
|
|
Yıl: 1994 - Ay: Kasım - Sayı: 105 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Azerbaycan İntibaları... |
|
|
|
Yıl: 1994 - Ay: Ekim - Sayı:104 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Sultanın sarayında birgün Çin ressamları:
"Biz, Türk ressamlarından daha ileri, daha hünerliyiz." diye bir iddiada bulunurlar. Buna karşılık Türk ressamları:
Hayır, biz daha üstünüz. Bizim hünerimiz daha ileridir" diyerek bu iddiaya karşı gelirler. |
|
|
|
Yıl: 1994 - Ay: Eylül - Sayı: 103 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Uçsuz bucaksız bir ormanda azılı bir arslan yaşamaktadır. Ormandaki bütün hayvanlar korku içindedirler. Böyle yaşamaktansa bir çare ararlar. Düşünür, taşınır, aralarından bir heyet seçerek arslana gönderirler: |
|
|
|
Yıl: 1994 - Ay: Ağustos - Sayı: 102 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Bir gün Mecnun hasta olup yatağa düşer. Tedavî için bir doktor çağırırlar. Doktor "Damardan kan almak gerek'" diyerek Mecnun' un kolunu bağlar. Tam iğneyi batıracağı sırada Mecnun bağırır; |
|
|
|
Yıl: 1994 - Ay: Temmuz - Sayı: 101 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Hazreti Süleyman (a.s.)'ın sarayına bir kuşluk vakti saf bir adam telaşla girer. Nöbetçilere, hayatî bir mes'ele için Hz. Süleyman (a.s.)'la görüşeceğini söyler ve hemen huzura alınır. Hz. Süleyman (a.s.), benzi sararmış, korkudan titreyen adama sorar: |
|
|
|
Yıl: 1999 - Ay: Mayıs - Sayı: 99 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Peygamber (s.a.v) Efendimiz Hazretleri bundan 1400 küsur sene evvel, İstanbul'un ehemmiyetine ve bu mübarek beldeyi fethedecek kumandan ve askerlerin şerifine işaret ederek, fethi bu suretle teşvik buyurmuşlardır. Ardarda gelen "Sahabi Orduları" nın uzun çölleri aşarak üç bin kilometrelik bir mesafeyi kat edebilmeleri hep bu şerefe nail olabilmek içindi. |
|
|
|
Yıl: 1994 - Ay: Mart - Sayı: 97 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Hata ve onun neticesi olan ızdırap, insan yaratılışı ile başlar. Zira ilk ceddimiz Adem (a.s.) da murad-ı ilâhî icabı bir zelleye düçar olmuştur. Bunun neticesi olarak Cennetten tard edilip Dünya'ya gönderilişi ile ilk ızdırap tadılmış olur. |
|
|
|
|
|
BİZİM BAHÇE DERGİSİ
|
|
Gönülleri Sevgi Dolu Yavrularım!
Her biriniz, cennet gibi güzel vatanımızın bir şehrinde, kasabasında veya köyünde bulunuyorsunuz. Birbirinizi göremeseniz de en içten sevgilerle, gülümseyen yüzlerle birbirinizle kaynaştığınızı görür gibiyim. Dünyanın her neresinde olursak olalım, kalplerimizi birbirimize açan; bizi, birbirimize bağlayan şeyin ne olduğunu biliyor musunuz? Bu, Allah Teâlâ’nın kalplerimize yerleştirmiş olduğu kardeşlik sevgisidir.
|
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Sonraki > Sona Git >>
|
310 sonuçtan 201 - 210 arası gösteriliyor
|