Yıl: 1997 - Ay: Ocak - Sayı: 131 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Büyük cengaver Hünkar, Osmanlı toprağını, bugünkü Türkiye'nin tam beş katı artırarak, 4.182.000 km2 genişletti. Mısır ve Arabistan yarımadası Osmanlı hakimiyetine geçti. Hind Okyanusu'na kadar inildi. Kuzey Afrika hakimiyeti ile Osmanlı hududu Atlas Okyanusu'na dayandırıldı. Hicaz ve Ortadoğu ülkeleri Osmanlı hizmetine açıldı. Mübarek ve mukaddes emanetler, İstanbul'a getirilerek İstanbul, şeref ve izzet kazandı. Bunlar, Topkapı Sarayı'nda mahsus bir hücreye konularak burada yirmi dört saat kesintisiz Kur'an-ı Kerîm okunması için kırk hafız tayin edildi, ilk Kur'an-ı Kerîm'i okuyan da Yavuz'un kendisi oldu. |
|
|
|
Yıl: 1996 - Ay: Aralık - Sayı: 130 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Rabbin müstesna lütuflarından biridir ki, nev'-i beşerden bazılarına kendi varlık ve azametinin ufkuna doğru açılma selahiyet ve iktidarı verilir ve böyle kimselere bu yolculukta rehberler bahşedilir. Bunlar, insanlık aleminin yüzyılları dolduran adî vak'alarının örtemediği zirvelerdir. İşte Şems, Mevlânâ'yı bu yolculuğa çıkarmış bir rehberdi. Mevlânâ da, ruhunda meknuz olan ve kendine idrâki lûtfedilmiş bulunan bu ledün aleminin bu ilk rehberini sırf vefa duygusu sebebiyle ömrünün sonuna kadar unutamamıştır. Yoksa O'nu çoktan aşmıştı. Belki bundan sonra Şems, mürid durumundaydı. |
|
|
|
Yıl: 1996 - Ay: Kasım - Sayı: 129 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Altı yüz yirmi senelik muhteşem Osmanlı İmparatorluğu'nun Yavuz Sultân Selîm Han'a ait olan kısmı, sadece sekiz seneciktir. O'nun bu kadar kısa bir zaman içinde elde ettiği muazzam muvaffakiyetleri havsalaya sığdırmak -adeta- imkansızdır. Gerçekten tarihî hadiselerin sır ve hikmetlerini araştıran "tarih felsefesi" ile uğraşanlar, Yavuz Sultân Selîm Han'ın millî tarihimize bahşettiği maddî ve manevî başarıları îzahtan bugüne kadar aciz kalmışlardır. |
|
|
|
Yıl: 1996 - Ay: Ekim - Sayı: 128 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
II. Bayezîd Han, üstün bir devlet adamı olduğu gibi, aynı zamanda san'atkar bir mizaç ve şahsiyyete de sahipti. Bestekar, şair ve hattat olarak da temayüz etmiştir. Zîra şehzadeliğinde, sadece fennî ilimleri tahsîl etmekle iktifa etmemiş, manen de büyük zatların üstün terbiyeleriyle yetişip olgunlaşmıştır. Ebu's-Suûd Efendi'nin babası Muhyiddîn-i İskilibî gibi devrin birçok evliyasının teveccühlerini kazanmış, onların tasarruf, himmet ve dualarını almıştı. Birçok hayır müessesesi kurarak, asıl tahtını, ahlak, fazilet ve adalet dolu idaresiyle halkının gönlüne kurmuştu. Bu yüzden kendisine "velî" sıfatı verilerek "Bayezîd-i Velî" diye anılagelmiştir. |
|
|
|
Yıl: 1996 - Eylül - Sayı: 127 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Zengin ile fakir, sultan ile köylü aynı hakka sahipli. Gayr-i müslimlerin haklarına ise, onları vedîatullah, yani devlete Allah tarafından emanet edilmiş, korunmaya muhtaç kimseler olarak kabul olunduklarından daha çok riayet edilirdi. Bu yüzden gayr-i müslimleri hiç kimse incitmezdi. Osmanlı'nın bu adaletini gören hıristiyanlar, onlara adeta aşık oldular. Bilhassa Rumeli'deki fütuhatın sür 'atle genişlemesinde bu dillere destan Osmanlı adaleti pek müessir olmuştur. |
|
|
|
Yıl: 1996 - Ağustos - Sayı: 126 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Yedinci Osmanlı Sultanıdır. Rasûlullah (s.a.v.)'in iltifâtına mazhar olmuştur. Sultanlığının yanısıra din ve fen ilimlerini de ikmâl etmiş bir âlim, aynı zamanda ince rûhlu bir şair ve derin bir gönle sahip, derviş rûhlu hassas bir insandı. |
|
|
|
Yıl: 1996 - Ay: Temmuz - Sayı: 125 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Orhan Gazî'nin oğlu l. Murad Han, Osmanlı Padişahları'nın üçüncüsüdür. 1326'da Nilüfer Hatun'dan Dünya'ya geldi. Doğduğu sene, dedesi Osman Gazî vefat etmiş ve Bursa fethedilmişti. |
|
|
|
Yıl: 1996 - Ay: Haziran - Sayı: 124 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Osmanlı sultanlarının ikincisidir. Babası Osmân Gâzî, annesi ise Osmânlı Devleti'nin mânevî mimarı Şeyh Edebali'nin kızı Mal Hatun'dur. Orhan Gâzî'nin ve devlet ricâlinin şahsiyeti, Edebali'nin (k.s.) mânevî terbiyesi ile şekillenmiştir Genç yaşından itibaren Bizans tekfurları ile yapılan gazalara iştirak etmiştir. Esir alınan Yarhisar tekfurunun müslüman olan kızı Nilüfer Hatun ile evlendi. 1326'da Bursa'yı fethetti. Bu sırada ölüm döşeğinde bulunan babası Osmân Gâzî, buna çok sevindi. Oğlunu yerine ta'yin etti. |
|
|
|
Yıl: 1996 - Ay: Mayıs - Sayı: 123 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Osmanoğulları, Orta Asya'dan göç edip Anadolu'ya geçen Oğuz Türkleri'nin Kayı aşiretindendir. Osman Gazî, Ertuğrul Gazî'nin üç oğlundan biridir. Yüksek kabiliyetinden ve idaredeki dirayetinden dolayı, babasının vefatını müteakib, diğer bütün beyler, en küçük evlad olmasına rağmen O'nu ittifakla aşiretin reîsi olarak tanıdılar. |
|
|
|
Yıl: 1996 - Ay: Nisan - Sayı: 122 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Ümmete kucak açan ve sevgi odağı olan bu vakıf müesseseleri, ancak vakıf insanlarla hayatiyyetini devam ettirir. Vakıf müesseselerinin ömrü de, ekseriya bu vakıf insanların ömürleri kadardır. Bugün o diğergam insanların îman ve vecd dolu gönüllerin ruhî derinliklerine inebilmek, onları duymak, anlamak ve onların gönül yapılarından hisse almak mecburiyetindeyiz. Manevî ışıklarla ruhumuzun derinliklerine girip, bugün darüssıla hasretini çektiğimiz gibi o yapıya kavuşmamız zarurîdir. |
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 Sonraki > Sona Git >>
|
241 sonuçtan 151 - 160 arası gösteriliyor
|