Yıl: 1997 - Ay: Ekim - Sayı: 140 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
Otuz ikinci Osmanlı pâdişâhıdır. Babası Sultân II. Mahmûd, annesi büyük hayır ve hasenâtlar sâhibi Pertevniyal Sultân'dır.
1861 yılında tahta geçti. Saltanat müddeti 14 senedir. Zekî ve hamleli bir pâdişâhdı. Kendisine küçük yaştan itibaren gâyet îtinalı bir tahsîl yaptırılmıştı. |
|
|
|
Yıl: 1997 - Ay: Eylül - Sayı: 139 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Ondördüncü Osmanlı pâdişâhıdır. Ondört yaşında 1603 yılında Eyüb Sultân'da kılıç kuşanarak pâdişâh olmuştur. Pâdişâhlığı ondört sene devam etmiştir. Ondört şerefeli bir san'at hârikası olan zarîf Sultânahmed Câmî'i O'ndan günümüze kalan en güzel bir hâtırâ ve mânevî bir armağandır. |
|
|
|
Yıl: 1997 - Ay: Ağustos - Sayı: 138 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Gülsuyu isen, mekânın nûrlu çehrelerdir. Necâset isen, her yerde sıkıntısın!"
"Koku satanların vitrinlerine bak!
Her cinsi kendi cinsiyle güzelleştirirler..."
"Cins, kendi cinsiyle karışırsa, bu tecânüste güzellik, ayrı bir tebessümdedir..."
|
|
|
|
Yıl: 1997 - Ay: Temmuz - Sayı: 137 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Hakikat-i Muhammediyye'ye yakınlaşabilmek, akıldan ziyade muhabbet ile mümkündür. O'na tabi olmanın şeref, haz ve lezzetini tatmak için, kendisine ümmet olmak isteyen peygamberler bile çıkmıştır. O'nun nur cemali, aşıklarının nazarında bütün varlığı gölge halinde bırakmış, gönüller O'nun en ufak bir arzusuna:
"Anam, babam sana feda olsun!" diye cevap vermiştir. |
|
|
|
Yıl: 1997 - Ay: Haziran - Sayı: 136 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Eğer servet sâhibi zengin bir kişi isen, bütün Arabistan'a hâkim olan, bilumûm Arap ulularını kendisine muhabbetle râm eden O yüce Peygamber'in tevâzû ve cömertliğini tefekkür et!.. Eğer zayıf teb'adan biri isen, Mekke'de zâlim ve gâsıb müşriklerin nizâm ve idâresi altında yaşayan Peygamber'in hayatından örnek al! |
|
|
|
Yıl: 1997 - Ay: Mayıs - Sayı: 135 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Hazret-i Peygamber, nûru ile Hazret-i Âdem'den önce, cismâniyeti ile bütün peygamberlerden sonra zuhûr etmekle, nübüvvet takvîminin ilk ve son yaprağı olmuştur. O, zaman Îtibariyle son, gâye Îtibariyle ilk peygamberdir. Zirâ risâlet takvîmi, "nûr-i Muhammedî" ile başlamış; son yaprağı da "cismâniyet-i Muhammedî" ile nihâyet bulmuştur. |
|
|
|
Yıl: 1997 - Ay: Nisan - Sayı: 134 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Ben annemi nasıl sevmem ki; o beni, bir müddet cisminde, uzun bir zaman kucağında, ölünceye kadar da kalbinin şefkat köşesinde taşımıştır. Ona hürmetsizlik göstermekten daha kötü bir şey bilmiyorum!.. |
|
|
|
Yıl: 1997 - Ay: Mart - Sayı: 133 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Süleymaniye Camî, İslam ruhunun maddede şekillenmesidir. Uzaktan manzarası, ellerini Rabbine uzatan dua halindeki bir insan siluetidir. Mîmarîye ibadetin ruhaniyeti sindirilmiştir. Mana, maddeye ka'bına varılamaz bir mükemmellikle in'ikas ettirilmiştir. İçerisi karanlık olmayan bir loşluktadır. Mü'mini, bir gönül heyecanı içinde derunî bir aleme götürür. Okunmuş su gibidir. Taşı toprağı mana kazanmıştır. Bu mabed, İslam'ın en ulvî bir üslupla maddeye aksedişidir. O, sanki susan ve sükutu ile çok şey anlatan insandır. Zemîninde beş yüz senedir devam eden secdelerin izleri, gelip giden, dönmeyen akıncıların hayalleri vardır. |
|
|
|
Yıl: 1997 - Ay: Mart - Sayı: 133 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Alman-İngiliz sanayî rekabetinin eseri olan l. Cihan Harbi başladığı zaman Osmanlı Devleti, İttihat ve Terakkî istibdadı altındaydı. Millî tarihimizin en büyük şahsiyetlerinden biri olan Sultan Abdülhamid Han Hazretleri'ni yahüdî güdümlü bir entrika sonunda tahtından indirerek işbaşına gelmiş bulunan bu kadro, kısmen gaflet, kısmen de müteselsil ihanetler neticesi olarak, devleti badireden badireye sürüklemiş ve geniş ülkesiyle harb sahası dışında kalması zor olan Osmanlı Devleti'ni askerî ve ahlakî bakımdan tehlikeli bir noktaya getirmiş bulunuyordu. |
|
|
|
Yıl: 1997 - Ay: Şubat - Sayı: 132 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Osmanlı sultanlarının onuncusudur. 1495'de Trabzon'da doğdu. "Süleyman" ismi kendisine Kur'an-ı Kerîm'den tefe'ül(1) olunarak verildi. Adını Neml Süresi'nin otuzuncu ayet-i kerîmesindeki "Hz. Süleyman" ve Ukba saltanatlarını birleştiren bir ih(a.s.)'ın isminden aldı. Sanki bu isim, daha o anda, Şehzade Süleyman'a lutfedilecek olan Dünya tişamın müjdesini de beraberinde taşıyordu. |
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 Sonraki > Sona Git >>
|
241 sonuçtan 141 - 150 arası gösteriliyor
|