Osman Nuri Topbas Osman Nuri Topbas
ANASAYFAHAYATIESERLERİSOHBETLERİMAKALELERİMÜLAKATLARIZİYARETÇİ DEFTERİFOTOĞRAFLARI
   ANASAYFA arrow MAKALELERİ
Dostluk!..
Yıl: 2001 - Ay: Ekim - Sayı: 188
ALTINOLUK DERGİSİ
Rivayet edildiği üzere birgün Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem- hastalanmıştı. Bunu duyan peygamber âşığı Ebû Bekir -radıyallâhü anh-, derhâl mübârek hâl ve hatırlarını sormak için Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-'in ziyâretine koştu. Ancak o Âlemler Efendisi'ni rahatsız bir hâlde görünce dayanamadı ve eve döndüğünde teessüründen yatağa düştü.
 
İstiğnâ
Yıl: 2001 - Ay: Eylül - Sayı: 187
ALTINOLUK DERGİSİ
Mekkeli muhâcirlerden Abdurrahman bin Avf -radıyallâhu anh- anlatır:

"Biz her şeyimizi Mekke'de bırakıp Medîne'ye hicret ettiğimiz sıralarda Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, benimle Ensar'dan Sad bin Rebî arasında kardeşlik kurmuştu. Bunun üzerine, Sad bin Rebî:

"-Ben, mal bakımından Ensâr'ın en zenginiyim. Malımın yarısını sana ayırdım. İşte malım, buyur." dedi.
 
İlm-i Nafi -Faydalı İlim-
Yıl: 2001 - Ay: Ağustos - Sayı: 186
ALTINOLUK DERGİSİ
Bir nahiv (dilbilgisi) âlimi gemiye binmişti. Sefer esnâsında ilmine mağrur bir şekilde gemici ile sohbete koyuldu. Gemiciye zaman zaman muhtelif suâller sordu ve muhâtabından cevabını alınca da gemiciye karşı ilmiyle iftihâr etmek üzere:

"-Yazık! Ömrünün yarısını câhilliğin yüzünden hebâ ve ziyân etmişsin." diyerek onunla istihzâ etti.
 
Âh Vefâ!..
Yıl: 2001 - Ay: Temmuz - Sayı: 185
ALTINOLUK DERGİSİ
"Eğer gönlün, yârine gerçekten bağlı ise, gözünü aç da şükret; vefâdan bahset! Dikeni bırak da gülden nasîb almağa bak!"

Hazret-i Mevlânâ
 
Velâdet İkliminden Âlemleri Kuşatan Rahmet ve Aşk
Yıl: 2001 - Ay: Haziran - Sayı: 184
ALTINOLUK DERGİSİ
Sordum sarı çiçeğe
Gül sizin neniz olur?
Çiçek eydür ey derviş!
Gül, Muhammed teridir
 
İsâr
Yıl: 2001 - Ay: Mayıs - Sayı: 183
ALTINOLUK DERGİSİ
Abdullah bin Câfer -radıyallâhu anh- bir seyahat esnâsında, bir hurma bahçesine uğradı. Bahçenin hizmetçisi siyahî bir köle idi. Köleye üç adet ekmek getirmişlerdi. Bu sırada bir köpek geldi. Köle, ekmeklerden birini ona attı. Köpek ekmeği yedi. Öbürünü attı. Onu da yedi. Üçüncüyü de attı. Onu da yedi.
 
Hidâyet ve Rahmet Üslûbu
Yıl: 2001 - Ay: Nisan - Sayı: 182
ALTINOLUK DERGİSİ
Ramazan-ı Şerîfte va'z u nasîhat için Erzurum'un bir köyüne davet edilen İbrahim Hakkı Hazretleri'ni alıp köye getirmek üzere bu işleri yapan Ermeni bir hizmetçi ile bir at gönderilmişti. Yola çıkıldı. Fakat binit bir tane olduğundan İbrahim Hakkı Hazretleri, Ömer -radıyallâhü anh-'ın Kudüs'e giderken kölesiyle beraber nöbetleşe deveye binmesi hususundaki ahlâk-ı hamîdeyi tatbik etti.
 
Çanakkale'yi Ölümsüzleştiren Ruh
Yıl: 2001 - Ay: Mart - Sayı: 181
ALTINOLUK DERGİSİ
Çanakkale Muharebesi günleriydi. Rumeli Mecidiye Bataryası düşman gemilerinden yapılan bombardımanlarla sukut etmişti. Raporu alan Müstahkem Mevkii Kumandanı Cevat Paşa, Çimenlik İskelesi'nden motoru ile bataryaya geçti. Durum vahimdi. Bir top hariç diğerleri kullanılmaz hâle gelmiş, personelin çoğu şehit olmuştu. Bunlardan kimisi canlı canlı toprak yığınları altında kalmıştı. Yaşayanlar da yaralıydı.
 
Tasavvufî Üslûbun Ehemmiyeti
Yıl: 2001 - Ay: Şubat - Sayı: 180
ALTINOLUK DERGİSİ
Ashab-ı kiramdan Ebû Derda Hazretleri Şam'da kadılık yapıyordu. Birgün halkın bir günahkâra sövüp saydıklarını işitti ve onlara:
"-Siz kuyuya düşmüş bir adam görseniz ne yaparsınız?" diye sordu.
Oradakiler:
"-İp sarkıtıp çıkarmaya çalışırız." deyince Ebû Derdâ Hazretleri bu defa:
"-Öyleyse günah kuyusuna düşmüş bu adama da niçin bir ip sarkıtıp onu kurtarmayı düşünmüyorsunuz?" diye sordu.
Şaşırdılar:
"-Sen bu günahkâra düşmanlık duymaz mısın?" dediler.
Ebû Derda Hazretleri de şu hikmetli cevabı verdi:
"-Ben, onun kendisine ve şahsiyetine değil, günahına düşmanım."
 
Ticaret Ahlâkı
Yıl: 2001 - Ay: Ocak - Sayı: 179
ALTINOLUK DERGİSİ
Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- buğday satan bir adama rastladı. Satıcıya:

"-Nasıl satıyorsun?" diye sordu.

Adam da kendince anlattı. O esnada Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-'e:

"-Elini onun (buğdayın) içine daldır!" diye vahy (işaret) edildi.

Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem- de elini daldırdı ve buğdayın ıslak olduğunu gördü. Bunun üzerine

"-İnsanların görmesi için ıslak olanı üst tarafına koysaydın ya! Aldatan bizden değildir." (Müslim, İman, 164) buyurdu.
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>


Makaleleri
Son Eklenenler
 
En Çok Görüntülenenler
   2008 © www.osmannuritopbas.com
Erkam Bilisim