Yıl: 2002 - Ay: Nisan - Sayı: 194 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
İnsanlığa rahmet olarak gönderilen bütün Peygamberler ve Hak dostları; darlıkta ve bollukta, ızdırapta ve sürurda, gönüllerini dâimâ Hak Teâlâ'ya döndürmüşler ve bir niyaz iklîminde yaşamışlardır. Onlar, her hâlükârda Rabb'e yakarış hâlinde olmanın lüzûmunu, hâl ve davranışlarıyla tâlim eden ebediyyet rehberleridir. |
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Mart - Sayı: 193 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Kâinatta; zerreden kürreye, habbeden kubbeye, "mikro" ve "makro" âlemden istikbâldeki "normo" âleme kadar, bütün hâdiselere zaman, mekân, şekil ve sebep tâyin olunarak en ince teferruatı ile tesbît edilen kader ve vakti gelince icrâ olunan kazâ programı, ilâhî ihtişâma lâyık bir azametle hükmünü sürdürmektedir. |
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Mart - Sayı: 193 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Osmanlı Devleti'nin son günlerinde devlete ârız olan zaafların, batılılaşmış yarı câhil bir kadronun ihânet ve acziyyetinin eseri olarak gerçekleştiği mâlumdur. Bundan istifâde ederek son darbeyi vurmak isteyen düşmanların ilk olarak açtıkla-rı cephe Trablusgarb Harbi'dir. |
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Şubat - Sayı: 192 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
"Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O'nu tesbih eder. O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Ne var ki siz, onların tesbîhini anlamazsınız..." (el-İsrâ, 44)
|
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Ocak - Sayı: 191 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Ahlâk, İslâm dîninin özü, esası ve -âdetâ- bizzat kendisidir. Mü'min olmak, İslâm ahlâkına sahip olmaktır. Beşeriyyetin ahlâkı, Kur'ân ve sünnet ile kemâl bulmuştur. Dolayısıyla İslâm ahlâkının esâsını ararsak, onu, Rabb'e aşk ve ihlâs ile yönelişte; bu yönelişin yegâne nişanını da hiç şüphesiz "hizmet"te buluruz. Zîrâ «hizmet eden himmete nâil olur» düstûru çerçevesinde hizmet, gönülleri ilâhî zirvelere ulaştıracak müstesnâ ve ulvî bir basamaktır. |
|
|
|
Yıl: 2001 - Ay: Aralık - Sayı: 190 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
Bir terzi, sâlihlerden bir zâta;
"-Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in: «Allâh Teâlâ, günahkâr kulunun tevbesini, canı boğazına gelmeden kabûl eder.» hadîs-i şerîfi hakkında ne buyurursunuz? diye suâl etti. |
|
|
|
Yıl: 2001 - Ay: Kasım - Sayı: 189 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Şu husus tarihî bir gerçektir ki, Âlemlerin Efendisi, zulüm ve anarşi içinde boğulmakta olan insanlığı, îmânın en kıymetli meyvesi olan merhamet ve şefkatiyle kucaklamış, rahmet ve dostluk dolu yüce davranışlar manzumesi ile nice kin ve intikam saflarını muhabbet hâleleri hâline getirmiştir. Onun bi'setinden evvel insanlar, çocukluk çağından başlayarak döven, zulmeden, işkence yapan, hemcinsine saldıran kimselerdi. Ancak o mübârek varlığın elinde her biri, merhamet güneşinin kendilerinde doğuşu ile bu sefaletten kurtuldu; seâdeti tattı ve kendileri de kıyâmete kadar gelecek bütün insanlığa müstesnâ rehberler oldu. İslâm'ın ulvî ve yegâne düsturları, birer yıldız misâli onların hayatından bizlere aksetti. |
|
|
|
Yıl: 2001 - Ay: Ekim - Sayı: 188 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Rivayet edildiği üzere birgün Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem- hastalanmıştı. Bunu duyan peygamber âşığı Ebû Bekir -radıyallâhü anh-, derhâl mübârek hâl ve hatırlarını sormak için Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-'in ziyâretine koştu. Ancak o Âlemler Efendisi'ni rahatsız bir hâlde görünce dayanamadı ve eve döndüğünde teessüründen yatağa düştü. |
|
|
|
Yıl: 2001 - Ay: Eylül - Sayı: 187 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
Mekkeli muhâcirlerden Abdurrahman bin Avf -radıyallâhu anh- anlatır:
"Biz her şeyimizi Mekke'de bırakıp Medîne'ye hicret ettiğimiz sıralarda Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, benimle Ensar'dan Sad bin Rebî arasında kardeşlik kurmuştu. Bunun üzerine, Sad bin Rebî:
"-Ben, mal bakımından Ensâr'ın en zenginiyim. Malımın yarısını sana ayırdım. İşte malım, buyur." dedi. |
|
|
|
Yıl: 2001 - Ay: Ağustos - Sayı: 186 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
Bir nahiv (dilbilgisi) âlimi gemiye binmişti. Sefer esnâsında ilmine mağrur bir şekilde gemici ile sohbete koyuldu. Gemiciye zaman zaman muhtelif suâller sordu ve muhâtabından cevabını alınca da gemiciye karşı ilmiyle iftihâr etmek üzere:
"-Yazık! Ömrünün yarısını câhilliğin yüzünden hebâ ve ziyân etmişsin." diyerek onunla istihzâ etti. |
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
235 sonuçtan 81 - 90 arası gösteriliyor
|