Yıl: 2003 - Ay: Şubat - Sayı: 204 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
Güzel bir kul olarak bu fânî âleme vedâ edebilmek için sayılı olan nefesleri son nefese hazırlamak zarûrîdir. Yâni mes’ud bir âhiret hayâtı için amel-i sâlihlerle müzeyyen, güzel, feyizli, huzurlu ve istikâmet üzere bir dünya hayatı elzemdir. Zîrâ hadîs-i şerîfte buyurulduğu üzere:
“Kişi yaşadığı hâl üzere ölür ve öldüğü hâl üzere haşrolunur.” (Münâvî, Feyzü’l-Kadîr Şerhu’l-Câmii’s-Sağîr, V, 663) |
|
|
|
Yıl: 2003 - Ay: Ocak - Sayı: 203 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
Cenâb-ı Hak, bekâ sıfatını bu âlemde yalnız kendisine tahsis buyurmuştur. Onun için onun yüce zâtından başka her varlık fânîdir. Nitekim âyet-i kerîmede:
“Yeryüzünde bulunan her şey fânîdir...” (er-Rahmân, 26) buyurulmuştur. |
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Aralık - Sayı: 202 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
Hangi güzel amel olursa olsun, onun gerçek ve asıl güzelliği, tatbikatındaki mükemmellik, olgunluk ve ihlâs neticesinde tezâhür eder. Bunun içindir ki âyet-i kerîmede:
“...Her türlü davranışlarınızı en güzel şekilde yapınız! Hiç şüphesiz Allâh Teâlâ muhsinleri sever.” (el-Bakara, 195) buyurulmuştur. |
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Kasım - Sayı: 201 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Bu kâinat, kudret eli ile kurulmuş binbir nakışla tezyin edilmiş umûmî, fânî bir ikâmetgâhtır. Bir imtihân âlemi olan şu dünyâda geçireceğimiz günler, ciddiyet ve ince bir şuur, derin bir idrâk ile tefekkür ister. Çünkü bizim için asıl kalıcı olan nîmetler, bâkî ikâmetgâha, yâni sonsuz hayata götürebildiğimiz güzelliklerdir. |
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Ekim - Sayı: 200 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
“Biz bu yoldaki mesâfeleri, sâdece tasavvuf kitaplarını okuyarak değil, okuduklarımızı imkân nispetinde tatbik etmekle ve halka hizmetle kat ettik. Herkesi bir yoldan götürürler, bizi hizmet yolundan götürdüler.”
Ubeydullâh Ahrar Hz. |
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Eylül - Sayı: 199 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
“Âşıkların hizmetleri de, hizmetlerine karşı aldıkları da,
Hak Teâlâ’dır (O’nun rızası, lutfu ve ihsânıdır)...”
Hazret-i Mevlânâ
|
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Ağustos - Sayı: 198 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
“Bilesiniz ki, Allâh’ın dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.”(Yûnus, 62)
Hazret-i Mevlânâ -kuddise sirruh- Mesnevî’sinde Hak dostlarının nasîhatlerine gönül verilmesi husûsunda şöyle îkazda bulunur:
“Allâh; nebîleri ve velîleri âlemlere rahmet olarak dünyaya göndermiştir. Bu yüzden halka bıkmadan, usanmadan nasihatte bulunurlar. Bu nasihatleri dinlemeyip kabul etmeyenler için de; “Yâ Rabbi! Sen bunlara acı, rahmet kapısını bunlara kapatma!” diye yalvarırlar.
|
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Temmuz - Sayı: 197 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Müminin sürekli olarak ilahi müşahade altında olduğunu idrak etmesi ve bu halin kalpte sabitleşmesi demek olan ihsan, aynı zamanda herhangi bir iş ve davranışın en mükemmel ölçüler dâhilinde îfâ edilmesidir. |
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Haziran - Sayı: 196 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
Tasavvuf yolunda zâhir ve bâtınını ikmâl etmiş ve kalbî merhaleler kat ederek davranış mükemmelliğine ulaşmış bulunan Hak dostları, "veresetü'l-enbiyâ" tâbiriyle ifâde olunan bir şerefe nâil olmuş bahtiyarlardır. Onlar, nebevî irşad ve davranış mükemmelliğinin zamanlara yayılmış zirveleridir. Yâni onlar, Hazret-i Peygamber ve onun ashâbını görme şerefine nâil olamayanlar için fiilî ve müşahhas rehberlerdir. |
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Mayıs - Sayı: 195 |
|
ALTINOLUK DERGİSİ
|
|
İnsan, doğduğu andan itibaren her hususta bir örneğe muhtaçtır. Çünkü o, dilini, dînini, ahlâkî vasfını, alışkanlıklarını, temâyüllerini vs. hayatını şekillendiren bütün fikir, inanış ve faaliyetlerini hep kendisine takdîm edilmiş örnekler etrafında ve onlardan aldığı akislerle oluşturur. Bazı küçük istisnâlar olsa da, umumî hatlarıyla bu böyledir. Yâni insan, elinde büyüdüğü anne, baba, âile çevresi ve nihayet yaşadığı muhîtten aldığı tesirlerle müsbet veya menfî bir şahsiyet olarak topluma katılır. |
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
235 sonuçtan 71 - 80 arası gösteriliyor
|