Osman Nuri Topbas Osman Nuri Topbas
ANASAYFAHAYATIESERLERİSOHBETLERİMAKALELERİMÜLAKATLARIZİYARETÇİ DEFTERİFOTOĞRAFLARI
   ANASAYFA arrow MAKALELERİ arrow ALTINOLUK DERGİSİ
Emsâlsiz Örnek Şahsiyetten Yüce Ahlâk Ölçüleri -1-
Yıl: 2006 - Ay: Eylül - Sayı: 247
Bir mü’minin, rûhânî vasıflarını tekâmül ettirerek kâmil bir hâle gelebilmesi, ancak Fahr-i Kâinât -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in kalbî hayâtından ve yüce ahlâkından nasiplenebilmesiyle mümkündür. Bu hâl, Fahr-i Kâinât Efendimiz’e duyulan muhabbet ve O’nun rûhâniyetine bürünebilme nisbetinde gerçekleşir.
 
Toplum ve İdareciler
Yıl: 2006 - Ay: Temmuz - Sayı: 245
Cenâb-ı Hak, halkettiği varlıkların husûsiyetlerine göre, onlara muhteşem bir hayat nizâmı ve toplum tarzı lutfetmiştir. Rabbimiz, maddî ve mânevî güzellikler ve istîdatlarla en mükemmel şekilde yaratılan insanın da, kâinattaki ilâhî azamet tecellîleri ve kudret akışlarının âhengine râm olmuş bir kalbî kıvâm ile yaşamasını arzu etmektedir. Nitekim âyet-i kerîmelerde buyrulur:

“Semâyı Allâh yükseltti ve mîzânı (ölçü, nizam ve dengeyi) O koydu. Sakın dengeyi bozmayın.” (er-Rahmân, 7-8)
 
Sağlıkta ve Yeme-İçmede İsraf -7-
Yıl: 2006 - Ay: Haziran - Sayı: 244
Sağlık nîmeti, insanoğlunun kıymetini lâyıkıyla takdîr edemediği en büyük ilâhî lutuflardan biridir. Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

“İki nîmet vardır ki, insanların çoğu onların değerini takdir edemez: Sağlık ve boş vakit.” (Buhârî, Rikak, 1) buyurarak bu husustakî umûmî gaflet ve ihmâle işâret etmiştir. Böylece biz ümmetini, sahip olduğumuz bu büyük nîmeti zâyî ederek neticede pişman olmaktan îkaz buyurmuştur.
 
Maîşet Temini ve İnfakta İsraf -6-
Yıl: 2006 - Ay: Mayıs - Sayı: 243
İlâhî bir imtihan gâyesiyle içinde yaşadığımız bu cihan, Cenâb-ı Hakk’ın kudret ve azametinin hikmetli tecellîleriyle dolu olan sayısız nîmetlerle tezyîn edilmiştir. Bu nîmetler, Allâh’a kulluğa seviye kazandırabileceği gibi, -bunun zıddına- kulun gafleti netîcesinde bir fitne ve hüsran sebebi hâline de gelebilir. Hepsi birer ilâhî emânet olan bu nîmetleri aslî gâyeleri dışında veya nefsânî ve şeytânî gâyeler uğrunda hebâ etmek, büyük bir israf çılgınlığıdır.
 
Hazret-i Peygamber’e Muhabbetle İtaat
Yıl: 2006 - Ay: Mayıs - Sayı: 243
Muhabbet-i Rasûlullâh’ı yaşamayanlar, gerçek muhabbetin tadını alamazlar. Bezm-i Âlem Vâlide Sultan, Cenâb-ı Hakk’ın, bu âlemi nûr-i Muhammedî muhabbeti sebebiyle yarattığını ne güzel ifâde eder:

Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl,

Muhammed’siz muhabbetten ne hâsıl…

***
 
Öyle Bir Rahmet Ki
Yıl: 2006 - Ay: Nisan - Sayı: 242
Cenâb-ı Hak, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i bütün âlemlere rahmet olarak gönderdi.

Öyle bir rahmet ki, her varlık O’nun hürmetine yaratıldı ve O’na olan muhabbeti nisbetinde Hak katında kıymet buldu.
 
Emsalsiz Örnek Şahsiyet Hazret-i Muhammed Mustafa ( sallallahu aleyhi vesellem )
Yıl: 2006 - Ay: Nisan - Sayı: 242
Nerede bir güzellik varsa, O’ndan bir akistir. Âlemde bir çiçek açılmaz ki, O’nun nûrundan olmasın! O ki, O’nun hürmetine varız. O, solmayan, aksine gün geçtikçe tâzelik ve tarâveti daha da artan, serâpâ nûrdan ibâret bir gonca-i ilâhî...

***
 
Emânet Şuuru
Yıl: 2006 - Ay: Mart - Sayı: 241
Allâh’a îmân edenlerin umûmî bir ismi olan “mü’min” tâbiri, aynı zamanda Allâh’ın güzel isimlerinden biridir ve O’nun emniyet menbaı oluşunu, kullarına güven vermesini, onları emîn kılmasını ifâde eder. Peygamberlerini “emânet” sıfatıyla vasıflandıran, yâni onları güvenilir kılan da O’dur. Bu itibarla mü’min kimse de, îmân eden, emânet telkin eden ve güvenilir kimse demektir.

 
 
Kur’ân’a Karşı Mes’ûliyetimiz
Yıl: 2006 - Ay: Mart - Sayı: 241
İlâhî merhamete nâiliyet için Kur’ân’a edeple yaklaşmak, onu huşû ile dinlemek ve titizlikle yaşamak gerekmektedir. Ona dokunurken bedenî temizlik kadar kalbî temizlik de zarûrîdir.

***
 
Tefekkürde İsraf -5-
Yıl: 2006 - Ay: Şubat - Sayı: 240
Allâh Teâlâ, insanoğluna akıl, mantık ve tefekkür gibi husûsiyetler bahşetmiş ve onu diğer mahlûkattan üstün kılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’deki bütün misâlleri akıl sâhiplerine hitâben beyân etmiştir. Kullarının dâimâ tefekkür hâlinde olmasını, bütün varlıklara hikmet ve ibret nazarıyla bakmasını murâd etmiştir. Bu sebeple âyet-i kerîmelerde defâlarca; “Akletmez misiniz?”, “İdrâk etmez misiniz?”, “Tefekkür etmeniz için”, “Umulur ki düşünürsünüz.”, “İbret alın!” gibi ifâdelerle biz kullarını her dâim tefekküre dâvet etmiştir.
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>


Altınoluk Dergisi Makaleleri
Son Eklenenler
 
En Çok Görüntülenenler
   2008 © www.osmannuritopbas.com
Erkam Bilisim