Osman Nuri Topbas Osman Nuri Topbas
ANASAYFAHAYATIESERLERİSOHBETLERİMAKALELERİMÜLAKATLARIZİYARETÇİ DEFTERİFOTOĞRAFLARI
   ANASAYFA arrow MAKALELERİ arrow ALTINOLUK DERGİSİ
Alemdeki Vahdet Temayülü
Yıl: 1995 - Aralık - Sayı: 118
Hz. Mevlana (k.s.), "nefsaniyet" ve "Rûhaniyet" diye adlandırılan, birbirine zıd iki keyfiyetin, birbirleri ile mücadelelerini ve her birinin tabi olduğu cazibeyi çeşitli misallerle anlatarak Rûhaniyetini inkişaf ettirmek isteyenlerin, ancak gerçek aşk sayesinde gayesine ulaşabileceklerini aşağıdaki hikayede şöyle izah eder:
 
Vefasız Dünya Yahut Aynadaki Yalan
Yıl: 1995 - Ay: Kasım - Sayı: 117
Dünya bir imtihan ve iptilalar mekanıdır. İlk nazarda rayihası, hoş ve tatlı gelir. Nefse tazelik ve canlılık verir. Lakin bir tuzaktır ki, nefs engelini aşamayanların girdabıdır. Su gibi görünen aldatıcı bir serap veya, çocukların heves ettiği bir elma şekeridir ki, dışı rengarenk boyalar ve renkler cümbüşü, içi ise harabat ve ekşidir. Aşıkını büyüleyerek sefih eder. Zahirine aldananlar, ebedi alemlerini ziyana uğratır. Neticesi, sonsuzluğa dek nedamettir.
 
Nefsin Varlık Hikmeti
Yıl: 1995 - Ekim - Sayı: 116
Adem'in, bilinen zelleyi -yani gayr-i iradi hatayı- irtikab etmesi, onun Cennetten Dünya'ya gönderilmesine sebep olmuştur. Bu yeni mekânda neslinin çoğalıp bir imtihana tabi tutularak, bir kısmının ancak hak kazanma neticesinde tekrar Cennete döndürülmesi, insanın ahsen-i takvim şerefine nâiliyyeti içindir. Ancak bu şeref ve değerin artması için Cenâb-ı Hakk insanı "nefs" ile techiz etmişdir. "Nefs", ulaşılacak neticenin şeref ve değerini arttıran muazzam bir engeldir.
 
Kainat, Kur'an ve İnsan
Yıl: 1995 - Ay: Eylül - Sayı: 115
Ezelde Allah'ın (c c ) yalnız kendisi mevcüd iken, o yüce varlık, bilinmeyi murad ederek, sıfatlarının tecellîsi ile bu kesret (çokluk) alemim vücuda getirmiştir. Cenab-ı Hakk'ın sıfatları, -Kur'an-ı Kerîm'de doksan dokuz olmasına rağmen- pek çoktur. Bunların bir kısmını yalnız kendi bilir, diğer bir kısmını ise, sadece peygamberlere bildirmiştir Bu ilim onlarda mahfuz kalmıştır. Alimler de doksan dokuza dahil olmayan bir çok sıfat-ı ilahiyyeye vakıftırlar.
 
Muhabbet ve Husumet
Yıl: 1995 - Ağustos - Sayı: 114
Beşerî hayatı yüceltmek veya alçaltmak husûsunda muhabbet ve husumet kadar müessir olan hiçbir şey mevcut değildir. Layık olana muhabbet, müstahakkına husumet, hayatı alabildiğine yükseltip ulvîleştirirken, bunun aksine hareket de hayatı, alabildiğine süflîleştirir.
 
Merhametin Bereketi
Yıl: 1995 - Temmuz - Sayı: 113
İmanın ilk meyvesi merhamettir. Ondan uzak bir gönül zî-hayat (hayat sahibi, canlı) değildir. Her hayrın başı olan besmele ve fatiha Allah'ın (c.c.) Rahman ve Rahîm (merhamet) isimleri ile başlar. Peygamberler ve velîlerin hayat hikayeleri de merhamet menkıbeleri ile doludur.
 
Kahr-ı İlahî -Ahmaklık-
Yıl: 1995 - Ay: Haziran - Sayı: 112
Meryemoğlu İsa sanki kendisini bir arslan kovalıyormuş gibi canhıraş bir şekilde kaçıyordu. Adamın biri bu hale hayret ederek ardından koştu ve şöyle seslendi:

"Hayrola, ürkütülmüş bir kuş gibi çırpına çırpına niçin ve nereye kaçıyorsun? Arkanda kimse yok!"
 
Esaretten Hürriyete
Yıl: 1995 - Ay: Mayıs - Sayı:111
Kafesinde mahpus güzel bir papağanı bulunan bir tacir vardı. Ticaret için Hindistan tarafına yolculuk hazırlığına başladı. Cömertliği sebebi ile hizmetkarlarının arzularını sorarak onlardan siparişler aldı. Çok sevdiği papağanına dönerek onun da ne hediyeler istediğini sordu. O da sahibine:
 
Leylâ'nın Mahallesi'nin Bekçisi
Yıl: 1995 - Ay: Nisan - Sayı: 110
Leylâ'sı uğrunda ve onun aşkı ile çöllere düşen Mecnûn, salyaları akan, tüyleri dökülmüş bir köpeği seviyor, okşuyor ve gözlerinden öpüyordu. Bu hali gören birisi dayanamadı; Mecnûn'a bağırdı:

"- A akılsız adam! Bu ne sersemliktir! Bu hayvanı, ne sarılmış öpüyorsun?
 
Varlık Duvarı
Yıl: 1995 - Ay: Mart - Sayı: 109
Deryâ kenarında bir duvar vardı. Duvar yüksekçe olduğu için duvarı aşıp deryâya ulaşmak mümkün değildi. Duvarın üzerinde susuzluktan kavrulmuş dertli biri bulunuyordu. Onu sudan men eden, üzerinde olduğu yüksek duvardı. O kimse ise, duvarın üzerinde suya kavuşmak isteyen bir balık gibi çırpınıp duruyordu.
 
<< Başa Dön < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 Sonraki > Sona Git >>


Altınoluk Dergisi Makaleleri
Son Eklenenler
 
En Çok Görüntülenenler
   2008 © www.osmannuritopbas.com
Erkam Bilisim