Osman Nuri Topbas Osman Nuri Topbas
ANASAYFAHAYATIESERLERİSOHBETLERİMAKALELERİMÜLAKATLARIZİYARETÇİ DEFTERİFOTOĞRAFLARI
   ANASAYFA arrow MAKALELERİ arrow ALTINOLUK DERGİSİ
Ağlayan Hurma Kütüğü
Yıl: 1999 - Ay: Mart - Sayı: 157
Medine-i Münevvere'den Muhabbet Esintisi

Peygamberlerin, mûcize sûreti ile ortaya koydukları hârikalar, insandaki gafletin izâlesi istikâmetinde bir şok te'sîri husûle getirmek içindir. Tâ ki, insanoğlu hiçten daha hiç olduğunu anlasın ve tam bir teslîmiyetle Rabbine kul olsun!..
 
İnsan-ı Kâmil
Yıl: 1999 - Ay: Şubat - Sayı: 156
Cenâb-ı Hakk'ın ahsen-i takvim üzere yaratmış olduğunu beyân buyurduğu insanoğlu, kâinâtın âdetâ bir özü veya tohumu gibidir. Çünkü câmiu'l-ezdâd olan Allâh'ın bütün sıfatlarından az veya çok nasîb almış tek varlık odur. Ve onun varlıkların en şereflisi diye vasıflandırılmasının hikmeti de budur.
 
Mağrifet İklîmi
Yıl: 1999 - Ay: Ocak - Sayı: 155
Cenâb-ı Hakk'a sonsuz hamd ü senâlar olsun ki, Ramazan-ı Şerîf'in mağfiret iklîmi, mü'minleri bir rahmet bulutu gibi gölgesi altına aldı.
Ramazan-ı Şerîf ki, İslâm'ın dört şartının heyecanla yaşandığı mübârek bir aydır. Rûhu incelterek derinleştiren Ramazan-ı Şerîf, "refes", "fısk" ve "cidâl"in yasaklandığı hassas hac ibâdetine rûhen bir hazırlıktır.
 
Ramazan-ı Şerîf ve Oruç
Yıl: 1998 - Ay: Aralık - Sayı: 154
Oruç ayı olan Ramazan-ı Şerîf, feyizli bir hayatın yaşandığı mübârek bir mükâfât ayıdır. Nâil olduğumuz sayısız nîmetlerin kadrini hatırlatan bu ayda, fânî lezzetlerden vazgeçip bâkî lezzetlere nâil olmanın sırrına, Hakk Teâlâ'nın emir buyurduğu oruç nîmeti ile kavuşulur.
 
Hayat ve Ölüm
Yıl: 1998 - Ay: Kasım - Sayı: 153
Cenâb-ı Hakk, insanın idrâkini, ancak zıdlıklarla kavrayabilen bir yapıya sâhib kılmıştır. Bu sebepledir ki âlemde, zıdlık asıldır. Dolayısıyla zıdlık ne kadar tam olursa, idrâk o kadar berraklaşır. Muhabbet nefretle, güzel çirkinle, hayır şer ile, akıllılık ahmaklıkla, sürûr ızdırabla, dünyâ âhıret ile, şehâdet olan asîl ölüm, süflîsi ile ilh kavranır.
 
Kosova'dan Günümüze Şehîdlik
Yıl: 1998 - Ay: Ekim - Sayı: 152
Şehîdlik, zâhirde dünyâ nîmetlerinin en değerlisi olan hayâtı, Allâh yolunda ve severek fedâ etmektir. Lâkin sâdece zâhirî hayâtı fedâ etmek şeklinde anlaşılan şehîdliğin, bir diğer yönü de, vücudhayâtiyyetini devam ettirdiği halde dahî, onun mânen aşılması, zâhirî benliğin -âdetâ- yok edilmesi ve ruhen Rabbe ulaşılmasıdır ki, bu yüksek dereceye -makâm itibârıyle- fenâ fillâh denir.
 
Aile Yuvası
Yıl: 1998 - Ay: Eylül - Sayı: 151
Cenâb-ı Hakk vahdâniyyeti kendisine münhasır kılmış, bütün mahlûkâtı çift olarak halketmiştir. Aralarına da cezb ve incizâb kanunu koyarak maddî ve mânevî kemâli, birbirleriyle bütünleşmelerine bağlamıştır. Hiç şüphesizdir ki, eşref-i mahlûkât olan insanda fıtrî olan muhabbet temâyülü, ilâhî aşka yükselmenin ilk kademesini teşkîl eder. Bu itibarla Allâh Teâlâ, vermiş olduğu bu ulvî mertebenin muhâfaza edilmesi ve insan neslinin temiz ve mübârek bir şekilde devamı için âile hayatını zarûrî kılmış ve nikâhı emretmiştir.
 
İmân ve İmtihân
Yıl: 1998 - Ay: Ağustos - Sayı: 150
Tasavvufun başlıca gâyesi, ham insanı ihlâs ile tezyîn ederek kâmil insan hüviyetine kavuşturmaktır. Çünkü insan, kendisini Rabbine vâsıl edecek kudret akışları ve Rabbânî sırlarla techîz edilmiş olan şu kâinâta, ebediyyet âlemine hazırlanmak için gelmiş ve bu maksada binâen muhtelif imtihânlara tâbî kılınmıştır. Onun, ebedî âlemde kendisi için hazırlanmış olan nîmetlere nâil olabilmesi de, bu imtihânları kazanarak bir kalb-i selîm elde edebilmesine bağlıdır.
 
Üsve-i Hasene
Yıl: 1998 - Ay: Temmuz - Sayı: 149
Cenâb-ı Hakk, imtihân-ı ilâhî îcâbı olarak insanı fısk ve takvâ esaslarıyla techîz etmiş; onu hayra da şerre de müsâit bir keyfiyetle muttasıf kılmıştır. Bu itibarla dînin gâyesi, bu şekilde zıd tecellîlere mazhar olan insandaki nefsânî menfîlikleri âdetâ yok edercesine asgarîye indirmek, buna mukâbil nûrânî vasıfları da zirveye ulaştırmaktır.
 
En Ulvî Kelâmı Güzel Okumak
Yıl: 1998 - Ay: Haziran - Sayı: 148
Sesler ve nefesler, Cenâb-ı Hakk'ın ilk fermânı olan { Yaratan Rabbinin adıyla oku!} emri mûcibince Kur'ân sadâsı ile şeref ve izzet kazanmıştır. Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem- buyururlar:

"Kur'ân'ı seslerinizle süsleyiniz (onu güzel seslerle doğru ve güzel bir şekilde okuyunuz)!"
 
<< Başa Dön < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 Sonraki > Sona Git >>


Altınoluk Dergisi Makaleleri
Son Eklenenler
 
En Çok Görüntülenenler
   2008 © www.osmannuritopbas.com
Erkam Bilisim