Osman Nuri Topbas Osman Nuri Topbas
ANASAYFAHAYATIESERLERİSOHBETLERİMAKALELERİMÜLAKATLARIZİYARETÇİ DEFTERİFOTOĞRAFLARI
   ANASAYFA arrow MÜLAKATLARI
Tasavvufsuz Olmaz mı?
Altınoluk Dergisi - Yıl: 2002 - Ağustos - Sayı:198
İnsan, asıl gâyesinden ne kadar uzak kalırsa kalsın insan olmak haysiyetiyle yine de yüce bir şeref sâhibidir. Onun öz cevherindeki yücelikten habersiz olarak günah bataklığına saplanması, tıpkı Kâbe-i Muazzama nın duvarındaki Hacerü l-Esved in, oradan yere düşüp kir pas içinde kalması gibidir. Bu hâle lâkayd kalarak feverân etmeyecek hiçbir mümin vicdânı tasavvur olunamaz. Bu hâlde bile müminler Hacerü l-Esved e hürmetten vazgeçmezler. Onu derhal tozu toprağıyla kapar, gözyaşları içinde temizleyerek eski yüce ihtiram mevkiine koymak için birbirleriyle yarışırlar. Onun cennetten çıkmış bulunduğunu ve özündeki yüce değeri düşünürler. Halbuki insan Cenâb-ı Hakk ın «rûhundan üflediği», yâni Allâh Teâlâ nın yüce kudretinden nice sırlar taşıyan ve böylece yaratılmışların gözbebeği olan bir varlıktır. Bu itibarla onun kadr u kıymeti, işlediği günahlarla ne derecede düşerse düşsün, özündeki değer bâkîdir.
 
"Bu, Bir Gönül Damlası"
Altınoluk Dergisi - Yıl: 2002 - Ay: Temmuz - Sayı: 197
Tasavvuf, insanı rûha yöneltir. Rûha, ferdî istîdâda uygun bir tatmin yolu açar. Bunun için de insanın nefsini ve rûhunu alâkadar eden her hususla ilgilenir. Yâni kulun, mânevî yolculuğunda kat ettiği bütün mesâfeler, geçtiği âlemler, irtibat hâlinde olduğu varlıklar, yaşadığı binbir türlü ahvâl ve nihâyet, Âlemlerin Rabbi olan Allâh'ı bulabilme, kalben tanıyabilme ve O'na kulluk etme gibi sayısız hususlarla alâkadar olur.
 
“İçi Boş Mazeretlerle Helâl-Haram Sınırı Çiğnenmemeli”
Altınoluk Dergisi - Yıl: 2006 - Ay: Mart - Sayı: 241
İnsanların maddeye râm olduğu günümüzde her müslümanın, her zamankinden daha ziyade yüksek bir ahlâkî yapıya sahip olması, Allah korkusuyla hareket etmesi ve kul hakkına son derecede mes’uliyet hissi içinde bulunması, zarûrîdir. Meselâ yaşanan ticârî zorluklar ve tıkanmalar karşısında, haksız finansman teminine bulaşmamalı, bu tür sıkıntıları, finans kurumları vasıtasıyla bertaraf etmelidir. Ne olursa olsun faize bulaşmamak, hem dünyevî, hem de uhrevî mesuliyetlerimiz ve huzurumuz bakımından en büyük meselemizdir.
 
"Servet Bir Emanettir"
Altınoluk Dergisi - Yıl: 1994 - Şubat - Sayı: 96
Servetteki kırkta bir hak muhtacındır. Muhtacın hakkını hak sahibine en güzel bir şekilde takdim etmek lazımdır. Zekât, fukaranın servete 1/40 ortak edilmesidir. Kuvvetli ortak zayıf ortağın hakkını vermez ise zalim ve gâsıp olur. Rahmet ve bereket kalkar. Servetteki kirlenme ve lekeler temizlenmez. Bu çok ehemmiyetli olduğu için Ebû Bekir (r.a.) zekâtını vermeyenlere harp açmıştır. Zekât muhtaca verilecek verginin asgarisidir. Servetin, sadaka, infak ve îsar ile tezyin olması lazımdır.
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>


Diğer Mülakatları
Son Eklenenler
 
En Çok Görüntülenenler
   2008 © www.osmannuritopbas.com
Erkam Bilisim