Osman Nuri Topbas Osman Nuri Topbas
ANASAYFAHAYATIESERLERİSOHBETLERİMAKALELERİMÜLAKATLARIZİYARETÇİ DEFTERİFOTOĞRAFLARI
   ANASAYFA arrow MAKALELERİ arrow ALTINOLUK DERGİSİ arrow Bir Ana Kaybettik
Bir Ana Kaybettik
Yıl: 1997 - Ay: Nisan - Sayı: 134
Her canlı varlığın baÅŸlangıcındaki müÅŸterek vasfı, acz içinde dünyaya gelmesidir. Bu sebepledir ki, onlar, bu acizlikten çıkıp olgunluÄŸa doÄŸru bir yol alabilmeleri için merhamet ve ÅŸefkate muhtaçtırlar. Bir aÄŸaç fidanından insan yavrusuna kadar bütün canlıların durumu aynıdır.

Åžefkat ve merhamet, en güzel bir ÅŸekilde anaların gönlünde yerini bulur. İnsandaki analık hususiyeti, hiçbir mahlukatın analık mefhumuyla mukayese edilemeyecek derecede üstündür. Çünkü insan yavrusunun yalnız fiziki varlığına deÄŸil, aynı zamanda ruhuna sunulacak ilk gıda da, anada tezahür eder. O ana ki, Kainat'ın Rabbine en yakın olmak istidadıyla mücehhez olan insanı doÄŸurmaktadır. Peygamberlerden en aciz fertlere kadar beÅŸer olan her varlık, hem fiziki ve hem de manevi olarak ilk gıdasını anadan alır. Analar, yaratıcının ilahi merhametinden en fazla nasib almış varlıklardır.

Ancak analık mefhumu, tek başına numarasız bir gözlük gibidir. Bir akrep bile yavrularını sırtında taşırken, doÄŸurduÄŸu çocuÄŸunu herhangi bir saikle götürüp bir parka bırakan, vicdanını yitirmiÅŸ ana da anadır; sakat doÄŸmuÅŸ bir evladı yaÅŸadığı müddetçe ÅŸefkat ve merhametiyle kuÅŸatıp üzerine titreyerek koruyan ana da anadır!

Hanımların seadet saltanatı, faziletli birer anne olmaları ile baÅŸlamaktadır. Bilhassa «Cennet annelerin ayakları altındadır!..» hadis-i ÅŸerifi, anneler hakkında en yüksek bir ÅŸehadet-i Muhammediyye'dir.

Fahr-i Kainat - sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, arifler ve ehlullah, ana ve babadan bilhassa anneye ait hürmetin en ÅŸerefli örneklerini vermiÅŸlerdir.

Fahr-i Kainat -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, süt anneleri Halimetü's-Sa'diyye" -radıyallahu anha-'yı ziyaret eder, cübbesini yere serip O'nu üzerine oturturdu. Süt anneleri, içeri-dışarı girip çıkarken ayaÄŸa kalkar, saygı durumuna geçerdi.

Büyük veli İmam-i A'zam - rahmetullahi aleyh-, BaÄŸdad zindanlarında zulmün acı kırbaçları altında erirken:

Aman bu halimi anneciÄŸim duymasın; mahvolur! O'nun üzüntüsüne de ben dayanamam!.." diyerek, bir anne muhabbetinin müÅŸahhas misalini vermektedir.

Maneviyat yolunun ulularından ve yüce mürÅŸidlerimizden Åžah-ı NakÅŸibend Muhammed Bahauddin Buhari Hazretleri'nin bir vasiyet niteliÄŸindeki öÄŸüdü, ilahi bir gerçeÄŸi gözler önüne sermektedir. Hazret-i Pir buyuruyor ki:

Bizim kabrimizi ziyarete gelenler, önce validemizin kabrini ziyaret etsinler!" Nitekim bugün, Åžah-i NakÅŸibend'in kabrini ziyarete gidenler, önce annesinin kabrini ziyaret etmektedirler.

Abdurrahman Cami -kuddise sirruh-:

Ben annemi nasıl sevmem ki; o beni, bir müddet cisminde, uzun bir zaman kucağında, ölünceye kadar da kalbinin ÅŸefkat köÅŸesinde taşımıştır. Ona hürmetsizlik göstermekten daha kötü bir ÅŸey bilmiyorum!.." derdi.

Net bir hakikattir ki; faziletli anneler, en yüksek bir hürmet, pek derin ve ince bir muhabbet mevkiini iÅŸgal etmelidir!..

Babaların yorgunluk hallerini, çocukların usandırıcı hırçınlıklarını eritecek sabır ve fazilet cevheri, anne kalbidir.

Anne, ilahi kudretle genişletilmiş bir rahmet kucağıdır.

Yuvaların seadet iklimi, annenin tebessümü ile baÅŸlar. Yavruların her türlü sıkıntıları, onların ÅŸefkatli nazarları ile zail olur. Evlatlara hayat ve seadet naÄŸmelerini aksettirecek, ana kalbinden daha ince, daha derin ve daha duygulu bir mekan var mıdır?..

Nitekim anne kalbinin sıcaklığına olan hasreti, Necib Fazıl'ın ÅŸu mısraları ne güzel ifade eder:

AÄŸlayın, su yükselsin!
Belki kurtulur gemi...
Anne, seccaden gelsin;
Bize dua et, emi!..

Bir anne ruhunda biriken engin ÅŸefkatin hududunu tayin edebilecek bir ölçü var mıdır?!.

YememiÅŸ, yedirmiÅŸ... GiymemiÅŸ, giydirmiÅŸ... Uyumamış, uyutmuÅŸ... Hayatın fırtınalarında bizlere bir toz konmasın diye bütün varlığını vakfetmiÅŸ olan anaların ve babaların haklarını ödeyebilmek mümkün mü?!.

Biz bir ana kaybettik..

Åžefkat, merhamet, iffet, edeb, dürüstlük, cömertlik, tefekkür ve tehassüs ÅŸahikası bir ana!

Hayata varlıklı bir ailede baÅŸladığı halde, tevazuu ve fukara gönüllülüÄŸü ile zirveleÅŸen bir ana!

Efendisinin hizmetini ifa ederken dahi küçük çocuklarını ihmal etmeden Kur'an-ı Kerim hıfzını ikmal edebilen gayret ve feragat timsali hafıza bir ana!

Temizlik, ve intizamdaki titizliÄŸine raÄŸmen, etrafındaki hatalara öfkesiz ve müsamaha ile muamele edebilen bir ana!

İçinde yaÅŸadığı cemiyetin yüce İslam nizamını istihfaf1 ve hatta istihkar2 ettiÄŸi bir hengâmda, dini vecibelerini çocukluk yıllarından itibaren ifada kusur etmeyen bir ana!

Ağırlık merkezini kucağındaki yavru teÅŸkil etmek üzere, ÅŸefkat ve merhametini, gördüÄŸü veya görmediÄŸi bütün acizlere teÅŸmil ederek, duaları, endiÅŸeleri ve fiili alakalarıyla bütün mahlukatı kucaklamak temayülü ile dolu bir ana!..

İltifatı da, ikazı da ölçülü idi. En yakınına dahi hakkı söylemekten çekinmezdi. İçi dışı aynı idi. Samimiyetinden emin olunduÄŸu için kimse kendisine kırılmazdı. Mertlikten hoÅŸlanırdı. Küsmenin ne olduÄŸunu bilmezdi.

Yetimleri, kimsesizleri, yalnızları sevindirmek, kendisine huzur kaynağı olurdu. Evlenecek genç kızlara, kendine gelen hediyelerden hazırlayıp vermesi, zevki idi.

Pintilikten nefret eden, gönül sarayından herkese ikram etmek isteyen bir anaydı O!..

Sohbetinden feyz taÅŸardı. Küçük çocuklara yaptığı sohbetlerde, onların seviyesine inmesini bilir, Rasulullah'ın hadis-i ÅŸeriflerini en güzel bir üslup ile onların idraklerine göre açıklardı. İslam'ın ÅŸekil ve ruhi estetiÄŸini nefsinde cem' etmiÅŸti. Bu hal, O'na Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ve evliyaullah muhabbetinden bir akis idi. Onların menakıb ve ruhi dünyalarını açıklarken simasındaki nazif, latif ve zarif ifadesi, hayat dolu tebessümü, etrafına karşı eksilmez muhabbetli alakası, tükenmez tahammülü, gerçek mü'mine mahsus derin ve ince nezaketi, meclislerde örnek idi. O, yediden yetmiÅŸe hitab etme maharetine sahip bir anaydı!..

O'nun hayatı ve sohbetleri, nadide ve zarif çiçeklerden, misk kokulu güllerden yapılmış bir bukete benzerdi. En güzel çiçekleri ve rayihaları O'nda bulmak mümkün idi.

Kendisine ba'su ba'de'l- mevt"ten, ölümden ve ahiretten bahsettiÄŸim zaman:

Beni korkutma! Rabbim merhamet sahibidir!.." derdi.

Belki de bu hal, O'na Hazret-i Mevlana'ya olan muhabbetinden sirayet etmiÅŸti. Mesnevi hikayelerinden çok hoÅŸlanırdı. Bana da Hazret-i Mevlana'ya muhabbet ve evliyaullaha sevgi ve ruhi temayül zevkini ilk olarak aşılayanlardan biri O'dur. O, Mesnevi Bahçesinden ser-levhalı yazılarımın en arzulu okuyucularından biriydi! Zevkle okurdu. Yalnız Aynadaki Yalan" adlı yazımı okuyunca, uzun bir düÅŸünceye daldı. Bir Ahh!.." çekti ve:

- Ne kadar doÄŸru!" dedi.

Bir müddet sonra da:

- Bana o yazıyı tekrar okusana!.." demişti.

O'nun dünyadan ayrılışı, bize Aynadaki Yalan" yazısının yeni bir müÅŸahhas örneÄŸi oldu. Velhasıl insan, Adem -aleyhisselam-'dan kıyamete kadar hep bu Aynadaki Yalan"ların içinde çalkalanıp duracak!..

Åžair Ziya PaÅŸa bu hayat macerasını ne güzel tasvir eder:

Dehrin ne safa var acaba sim üzerinde;

İnsan bırakır hepsini hin-i seferinde...

Åžu fani olan zaman ile mekanın gümüÅŸ ve altınında hiçbir safa yoktur; Çünkü insan, ebedi aleme yolculuk esnasında hepsini bırakır, yalnız başına sefere çıkar!"

Son olarak O'nunla teneÅŸirde beyazların içindeyken vedalastık!.. Kefen sanki O'na, masum bir çocuÄŸa sarılan bir kundak olmuÅŸtu. Hayat boyu elinden ve gönlünden düÅŸürmediÄŸi Kur'an'ın nuraniyetine bürünmüÅŸtü; parlıyordu! Beyazları çok severdi. Åžimdi içinde bulunduÄŸu bu beyazlık ise, deÄŸiÅŸik bir beyazlık idi. Sanki O'na ukbanın bir vuslat tebessümüydü!, Geride kalanlara, beyazlar içinde :

- Selam olsun!.." diyordu.

O, benim 04.03.1997 tarihinde Erenköy Sahra-yi Cedid mezarlığında ilahi rahmete gönderdiÄŸimiz annemdi. Benim annemdi!.. Benimle birlikte bütün mü'minlerin sevinçlerinde ve teessürlerinde hissedar olan hepimizin annesiydi!..

Ya Rabbi! O, pederimle beraber beni küçük yaÅŸtan itibaren nasıl terbiye etmiÅŸler; seni tanıtıp senin yolunda istikametlendirmiÅŸ ve senin dostlarını sevdirmiÅŸler ise, Sen de lütfundan ve kereminden babama uzun bir ibadet, amel-i salih ve irÅŸad ömrü nasib eyle; rahmetine tevdi ettiÄŸimiz annemi de merhametine gark eyle!..

Bu yazıyı okuyan kardeÅŸlerimizin de kalblerini nur-i ilahi ile ışıldayan, marifet denizinden nasib alan, lütuf ve kerem tecellilerine mazhar olan kullarından eyle! Ey merhametlilerin en merhametlisi Rabbim!.. Amin!..

O'nu tanıyan veya ancak ÅŸu aciz satırlarımla tanıyacak olan bütün mü'minlerden muazzez ruhu için fatihalar ikram etmelerini istirham ederim!..

Dipnotlar: 1) Küçümseme.2) Hakir görme.

Muhterem refikalarının dar-ı bekaya irtihalleri vesilesiyle, Muhterem üstadımız Musa TopbaÅŸ Efendi Hazretlerine en kalbi taziyelerimizi sunar, merhumeye Allah'dan sonsuz rahmetler, zatı alilerine ise hayırlı, bereketli nice ömürler niyaz ederiz. Ayrıca TopbaÅŸ ailesine ve merhume validemizin bil cümle evladına sabr-ı cemil ve baÅŸ saÄŸlığı dileriz. ALTINOLUK
 
< Önceki   Sonraki >
Altınoluk Dergisi Makaleleri
Son Eklenenler
 
En Çok Görüntülenenler
   2012 © www.osmannuritopbas.com
Erkam Bilisim