Yıl: 2002 - Ay: Aralık - Sayı: 202 |
Hangi güzel amel olursa olsun, onun gerçek ve asıl güzelliği, tatbikatındaki mükemmellik, olgunluk ve ihlâs neticesinde tezâhür eder. Bunun içindir ki âyet-i kerîmede:
“...Her türlü davranışlarınızı en güzel şekilde yapınız! Hiç şüphesiz Allâh Teâlâ muhsinleri sever.” (el-Bakara, 195) buyurulmuştur. |
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Kasım - Sayı: 201 |
|
Bu kâinat, kudret eli ile kurulmuş binbir nakışla tezyin edilmiş umûmî, fânî bir ikâmetgâhtır. Bir imtihân âlemi olan şu dünyâda geçireceğimiz günler, ciddiyet ve ince bir şuur, derin bir idrâk ile tefekkür ister. Çünkü bizim için asıl kalıcı olan nîmetler, bâkî ikâmetgâha, yâni sonsuz hayata götürebildiğimiz güzelliklerdir. |
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Ekim - Sayı: 200 |
“Biz bu yoldaki mesâfeleri, sâdece tasavvuf kitaplarını okuyarak değil, okuduklarımızı imkân nispetinde tatbik etmekle ve halka hizmetle kat ettik. Herkesi bir yoldan götürürler, bizi hizmet yolundan götürdüler.”
Ubeydullâh Ahrar Hz. |
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Eylül - Sayı: 199 |
“Âşıkların hizmetleri de, hizmetlerine karşı aldıkları da,
Hak Teâlâ’dır (O’nun rızası, lutfu ve ihsânıdır)...”
Hazret-i Mevlânâ
|
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Ağustos - Sayı: 198 |
|
“Bilesiniz ki, Allâh’ın dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.”(Yûnus, 62)
Hazret-i Mevlânâ -kuddise sirruh- Mesnevî’sinde Hak dostlarının nasîhatlerine gönül verilmesi husûsunda şöyle îkazda bulunur:
“Allâh; nebîleri ve velîleri âlemlere rahmet olarak dünyaya göndermiştir. Bu yüzden halka bıkmadan, usanmadan nasihatte bulunurlar. Bu nasihatleri dinlemeyip kabul etmeyenler için de; “Yâ Rabbi! Sen bunlara acı, rahmet kapısını bunlara kapatma!” diye yalvarırlar.
|
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Temmuz - Sayı: 197 |
|
Müminin sürekli olarak ilahi müşahade altında olduğunu idrak etmesi ve bu halin kalpte sabitleşmesi demek olan ihsan, aynı zamanda herhangi bir iş ve davranışın en mükemmel ölçüler dâhilinde îfâ edilmesidir. |
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Haziran - Sayı: 196 |
|
Tasavvuf yolunda zâhir ve bâtınını ikmâl etmiş ve kalbî merhaleler kat ederek davranış mükemmelliğine ulaşmış bulunan Hak dostları, "veresetü'l-enbiyâ" tâbiriyle ifâde olunan bir şerefe nâil olmuş bahtiyarlardır. Onlar, nebevî irşad ve davranış mükemmelliğinin zamanlara yayılmış zirveleridir. Yâni onlar, Hazret-i Peygamber ve onun ashâbını görme şerefine nâil olamayanlar için fiilî ve müşahhas rehberlerdir. |
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Mayıs - Sayı: 195 |
|
İnsan, doğduğu andan itibaren her hususta bir örneğe muhtaçtır. Çünkü o, dilini, dînini, ahlâkî vasfını, alışkanlıklarını, temâyüllerini vs. hayatını şekillendiren bütün fikir, inanış ve faaliyetlerini hep kendisine takdîm edilmiş örnekler etrafında ve onlardan aldığı akislerle oluşturur. Bazı küçük istisnâlar olsa da, umumî hatlarıyla bu böyledir. Yâni insan, elinde büyüdüğü anne, baba, âile çevresi ve nihayet yaşadığı muhîtten aldığı tesirlerle müsbet veya menfî bir şahsiyet olarak topluma katılır. |
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Nisan - Sayı: 194 |
|
İnsanlığa rahmet olarak gönderilen bütün Peygamberler ve Hak dostları; darlıkta ve bollukta, ızdırapta ve sürurda, gönüllerini dâimâ Hak Teâlâ'ya döndürmüşler ve bir niyaz iklîminde yaşamışlardır. Onlar, her hâlükârda Rabb'e yakarış hâlinde olmanın lüzûmunu, hâl ve davranışlarıyla tâlim eden ebediyyet rehberleridir. |
|
|
|
Yıl: 2002 - Ay: Mart - Sayı: 193 |
|
Kâinatta; zerreden kürreye, habbeden kubbeye, "mikro" ve "makro" âlemden istikbâldeki "normo" âleme kadar, bütün hâdiselere zaman, mekân, şekil ve sebep tâyin olunarak en ince teferruatı ile tesbît edilen kader ve vakti gelince icrâ olunan kazâ programı, ilâhî ihtişâma lâyık bir azametle hükmünü sürdürmektedir. |
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
188 sonuçtan 81 - 90 arası gösteriliyor
|